Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/7666 E. 2014/33235 K. 17.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7666
KARAR NO : 2014/33235
KARAR TARİHİ : 17.11.2014

Tebliğname No : 4 – 2011/42858
MAHKEMESİ : Lüleburgaz(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/09/2010
NUMARASI : 2009/212 (E) ve 2010/446 (K)
SUÇLAR : Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, karar başlığında suçun işlendiği zaman dilimi yazılmamış ise de söz konusu eksikliğin mahallinde giderilebileceği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
A-Sanığa yükletilen katılan Emirhan Şimşek’e hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca temel adli para cezasının alt sınırının 365 gün olduğu gözetilmeden, 360 gün üzerinden hüküm kurulması ve TCK’nın 62/1. maddesinin uygulanması sırasındaki hesap hatası sonucu eksik adli para cezası belirlenmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcıları ve sanık C.. P..’nin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1 madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca temyiz edilen kararın açıklanan noktasının tebliğnameye uygun olarak, sonuç adli para cezasının “7080-TL” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA,
B- Katılan S.. Y..’a yönelik hakaret suçundan verilen kararın temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda sanığın, arkadaşı olan E. K.’ın dövülerek yaralanması nedeniyle düzenlenen adli muayene raporunu almak için hastaneye giden jandarma görevlilerinden katılan S.. Y..’a yönelik olarak söylediği “yazıklar olsun size maaş veren devlete, yazıklar olsun sizin yaptığınız askerliğe, bir ifade için Kırklareli Jandarmasına mı gideceğiz, niye buraya geldiniz, siz ne işe yarıyorsunuz, sen boşuna maaş alıyorsun, sen kimsin, ne iş yapıyorsun, sana da yazıklar olsun” biçimindeki nezaketsiz sözlerin, ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de,
a- TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca temel adli para cezasının alt sınırının 365 gün olduğu gözetilmeden, 360 gün üzerinden hüküm kurulması,
b- TCK’nın 62/1. maddesinin uygulanması sırasındaki hesap hatası sonucu eksik adli para cezası belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanık C.. P.. ve O Yer Cumhuriyet Savcılarının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.