YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/748
KARAR NO : 2014/4165
KARAR TARİHİ : 14.04.2014
Tebliğname No : 5 – 2012/162136
MAHKEMESİ : Çayıralan Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/03/2012
NUMARASI : 2010/40 Esas, 2012/32 Karar
SUÇ : Görevi ihmal
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın aşamalardaki savunması, Adli Tıp Kurumunun 30/03/2011 tarihli raporunda ”yoldaki işaretlemeden sorumlu kuruluş yetkilisi veya yetkililerinin tali kusurlu olduğunun” belirtilmesi, Çayıralan Kaymakamlığı İlçe Özel İdare Müdürlüğünün 04/10/2011 günlü yazısında ”Çayıralan ilçesi İ..köyü ile D..köyü arasında bulunan Sarıçiçek mevkiindeki yol yapım, aydınlatma ve işaretleme ile sorumlu birimin Sarıkaya İlçe Özel İdaresi olduğunun” bildirilmesi, Sarıkaya Merkez ve Köylere Hizmet Götürme Birliğinin 11/11/2011 tarihli yazısında ise ”yolda işaretleme ve aydınlatmadan birinci derecede Çayıralan İlçe Özel İdare Müdürlüğünün, ikinci derecede Yozgat Yol Şube Müdürlüğünün sorumlu olduğunun” belirtilmesi, ayrıca Yozgat Valiliğinin O.. Ş.. ve A.. A..hakkında soruşturma izni verilmemesine dair 22/02/2010 günlü karar içeriğinde ”yoldaki tamiratın Sarıkaya İlçe Özel İdaresi ekiplerince yapıldığı ve işaret levhalarının da bu ekiplerce dikildiği” hususuna yer verilmesi karşısında, kazanın meydana geldiği mahaldeki yol inşaatının ve buna bağlı olarak yol işaretlemesinin sorumlusu veya sorumlularının araştırılıp kesin olarak tespit edilmesinden, bu konudaki çelişkilerin giderilmesinden ve varsa ilgili evrakın temininden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.