YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/747
KARAR NO : 2014/4081
KARAR TARİHİ : 10.04.2014
Tebliğname No : 5 – 2012/161991
MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/04/2012
NUMARASI : 2011/180 Esas, 2012/157 Karar
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, kasten yaralama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay yerinden kaçan sanığın, ilk aşamada müşteki polis memurlarına yönelik cebir ve tehdit içerikli fiilinin bulunmadığı, daha sonradan telefon ile aranarak karakola çağrıldığı, burada müşteki polis memuru A.. Ö..’yı itekleyerek yere düşürme ve tehdit etme şeklinde eylemlerde bulunduğu nazara alındığında, müştekinin hangi görevini cebir, tehditle yaptırmadığı denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmeden ve TCK’nın 86/2, 3-e, 106/1. maddelerinde yer alan kamu görevlisine karşı kasten yaralama ve tehdit suçları tartışılmadan yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kamu görevlilerine hakaret ve müşteki G.. Y..’a yönelik kasten yaralama suçlarından hüküm kurulurken, mükerrir olmayan sanık hakkında neden hapis cezası tercih edildiğinin denetime olanak verecek şekilde gerekçeleriyle açıklanmaması,
Müşteki G.. Y..’a yönelik kasten yaralama suçunda, olayın meydana geliş şekli üzerinde durularak, eylemin TCK’nın 21 ve 22. maddeleri uyarınca taksir ve olası kast kapsamında kalıp kalmadığının karar yerinde tartışılmaması,
Hakaret suçunu alenen ve birden fazla kamu görevlisine karşı işleyen sanık hakkında TCK’nın 125/4 ve 43/2. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın, polisler tarafından kendisine hakaret edilmesi üzerine olayın başladığı şeklindeki savunması karşısında, eylemlerin öncelik sonralık ilişkisi de gözetilerek hakkında TCK’nın 29 ve 129. maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hükümler tesisi,
Suç tarihi itibariyle kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde değerlendirilmemesi,
Kabule göre de;
Direnme eylemini birden fazla kamu görevlisine karşı işlediği kabul edildiği halde sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.