YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7347
KARAR NO : 2015/9050
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/145388
MAHKEMESİ : Bünyan Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/01/2011
NUMARASI : 2009/127 Esas, 2011/21 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
B.. ilçesi B..Belediye Başkanlığında encümen üyesi olarak görev yapan M.. K..’nin, Belediyeye yönelik görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmesinin söz konusu olmaması sebebiyle usulsüz olarak verilen katılma kararının bu suçtan verilen mahkumiyet hükmünü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Makine Mühendisi Y..B..tarafından düzenlenen 20/12/2010 tarihli bilirkişi raporunda, ekonomik ömrünü tamamladığı, hidrolik ve kumanda sistemlerinde yağ kaçaklarının bulunduğu, lastiklerinin aşınmış ve çürümüş, çalışmaz vaziyette olduğu, faal duruma geçmesi için iyi bir bakım gerektiği, ancak çok kısa sürede yeniden arıza yapacağı, sadece lastiklerinin değişmesi için 10.000-15.000 TL masraf gerektiği belirtilen 1982 model lastik tekerlekli yükleyicinin, satış ihalesinin iptal edilmesi nedeniyle yatırılan kesin teminat miktarı olan 3.000 TL’nin Belediyenin mali durumundan dolayı iade edilememesi üzerine ihaleyi alan kişiye aylık 3.000 TL bedelle, bakım bedeli Belediyeye ait olmak koşuluyla 4 ay süreyle kiralanması, kiralandıktan 10 gün sonra bozulması ve tamir ettirildikten sonra 7 gün kadar çalışıp yeniden bozulması üzerine Belediyeye götürülmesi masraflı olacağından götürülene veya hurdaya ayrılıp satılana kadar ardiye bedeli ödenmeksizin kiralayanın iş yerinde bırakılması şeklinde gelişen olayda, 01/08/2008 ve 21/08/2008 tarihli protokoller, tanık beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde B.. B.. Başkanı olan sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair cezalandırılmasını gerektirir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın aktif bir davranış içermeyen eylemlerinin TCK’nın 257/2. maddesinde düzenlenen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde TCK’nın 257/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Suçun TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.