Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/1816 E. 2014/5825 K. 27.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1816
KARAR NO : 2014/5825
KARAR TARİHİ : 27.05.2014

Tebliğname No : 5 – 2012/253048
MAHKEMESİ : Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/07/2012
NUMARASI : 2009/411 Esas, 2012/830 Karar
SUÇ : Tefecilik

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, dosya içeriği ile uyuşmayan “Suçun işlenmesindeki özellikler, suç neden ve saikleri, olayın oluş tarzı dikkate alınarak” şeklindeki gerekçeyle temel cezanın asgari hadden belirlenmesi,
TCK’nın 241. maddesine göre kazanç elde etmek amacıyla ödünç para vermenin suçun unsurları açısından yeterli olduğu, sanığın bu işi meslek haline getirmesinin gerekmediği gözetilerek yüklenen suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işleyen sanığın eylemlerinin zincirleme şekilde tefecilik suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
Davaya katılan V.. B.. ve A.. Ş..’in kendilerini ayrı ayrı vekille temsil ettirmelerine göre her bir katılan yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.