YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2245
KARAR NO : 2014/5829
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
Tebliğname No : 5 – 2012/213622
MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/05/2012
NUMARASI : 2012/171 Esas, 2012/490 Karar
.SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay tarihinde Boğaziçi Köprüsü S.. Ç..i Katılım Yolu üzerinde sanığın alkol almak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde araç kullandığının ihbar edilmesi üzerine, müşteki polis memurlarınca durdurularak trafik kontrol işlemi yapılmak istenildiğinde buna karşı geldiği, hem kendi can güvenliğini hem de trafik güvenliğini tehlikeye düşürür şekilde yol üzerinde davranışlar sergilemesi ve aracının anahtarlarını köprü girişlerinden aşağıya doğru fırlatması sonrasında zor kullanılarak etkisiz hale getirildiği, alkol testi yapılmak istendiğinde bu kez alkolmetreyi üflemediği, kan örneğinden alkol testi yapılması için götürüldüğü Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde de muayene olmayı ve kan vermeyi reddettiği hususlarının olay tutanağı, müştekilerin beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir ve/veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında; somut olayda sanığın görevlilere karşı görevin yapılmaması için gerçekleştirdiği cebir ve/veya tehdit içeren eylemlerinin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın direnme fiilini birden fazla kamu görevlisine karşı işlediği kabul edilmesine rağmen, TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
Hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde TCK’nın 52/son maddesine aykırı olarak hapis cezasına çevrileceğinin kararda belirtilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.