Danıştay Kararı 6. Daire 2018/6014 E. 2020/12715 K. 14.12.2020 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/6014 E.  ,  2020/12715 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/6014
Karar No : 2020/12715

TEMYİZ EDEN : I- (DAVACI) : … Genel Müdürlüğü Adına … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALILAR) :
1-…. Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ….
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF : I-(DAVALILAR) :
1-… Belediye Başkanlığı
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
II-(DAVACI) : … Genel Müdürlüğü Adına …. Bölge Müdürlüğü

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Fatih İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı … Vakfı adına kayıtlı taşınmaza ilişkin … tarihli …. Uygulama İmar Planının söz konusu taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 30.12.2015 tarihli, E:2014/4316, K:2015/7787 sayılı bozma kararına uyularak İdare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporu ve dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte ele alınarak, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu, dava konusu Fatih Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında ve bu plandan önce yürürlükte olan uygulama imar planlarında ve üst ölçekli koruma amaçlı nazım imar planında, konut alanında kaldığı, dava konusu planın 1.35. numaralı plan notunda “Planda kütlü çizilen parsellerde, plandan ölçü alınarak uygulama yapılacaktır.” düzenlemesinin, V-B.2. “Bahçe Mesafeleri” başlıklı plan notunda “Arka bahçe mesafesi minimum 3 metre olacaktır. Köşe ve blok başı binalarda arka bahçe bırakılma zorunluluğu yoktur.” düzenlemesinin bulunduğu, davacının idaresindeki mazbut vakfa ait olan … ada, … parsel için, dava konusu planda çizilen kütle dikkate alındığında, aynı adada bulunan taşınmazlara nazaran daha az yapılaşma hakkı tanındığı, bu sebeple, dava konusu planın, söz konusu taşınmaz yönünden kütle çizimi ve plan notları açısından, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin konut alanına ayrılmasına ilişkin kısmına yönelik olarak davanın reddine, kütle çizimine ilişkin plan notları yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davacı tarafından, temyiz edilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Davalı idareler tarafından, temyiz edilen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı idareler tarafından, temyiz edilen kararın davanın reddine ilişkin kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın bu kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır
Davacı tarafından, temyiz edilen kararda dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın bu kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ….’IN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarelerin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması, davacının temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, Fatih İlçesi, Hacı … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı … Vakfı adına kayıtlı taşınmaza ilişkin 04.10.2012 tarihli … Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususuları göstermek ve uyulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır şeklinde tanımlanmıştır. Uygulama imar planı, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır şeklinde tanımlanmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 8. alt bendinde, “Koruma amaçlı imar plânı: bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmelerinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
1/1000 ölçekli Tarihi Yarımada Fatih Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı notlarının IV-A sayılı maddesinde, “Planda kütle çizilen konut alanlarında plandan ölçü alınarak uygulama yapılacaktır. Planda kütle çizilen adalarda; mevcut parsel büyüklüğü ve anlaşarak birleşen parsellerde asgari 750 m² büyüklüğü sağlayan parsellerde; bu alanlar ve komşuluğu parsellerdeki korunması gerekli kültür varlığı envanterine zarar verici uygulamalardan kaçınmak şartı ile 1/1000 planda öngörülen yapılaşma şartları (irtifa, taban oturumu, toplam inşaat alanı) aşılmaksızın farklı boyut ve şekillerde, blok boy ve ebadları ile şekilleri serbest bir ve birden fazla blok düzenlenerek avan projesine göre ilgili koruma kurulu uygun kararı ile uygulama yapılabilir” düzenlemesine, V-B-2 sayılı maddesinde, bahçe mesafeleri ile ilgili düzenlemelere, V-B-4 sayılı maddesinde ve devamında ifraz ve tevhid koşullarına yer verilmiştir.
Plan notlarının “V-A-7. Yeni Yapılaşmalarda Genel Hükümler” başlığı altında “Planda kütle ile çizilen parsellerde plandan ölçü alınarak uygulama yapılacaktır.” denilmektedir. Tarihi Yarımadanın özgün dokusunun bulunduğu alanlarda ada içinde kütle sınırını belirlemek koruma ilkeleri açısından doğru bir yaklaşımdır. Nitekim taşınmazın bulunduğu bölge sık bir tarihi dokuyu barındırmaktadır. Geleneksel konut alanı dokularının öne çıkarılmasını sağlayıcı irtifa-gabari kısıtlaması getirilmesi, görsel bütünlüğü olumsuz etkileyen yapıların temizlenmesini sağlayıcı plan kararları ve ilkeleri oluşturulmaya çalışılması Tarihi Yarımada’nın özgün dokusuna, alanın nitelik ve özelliklerine uygun bir yaklaşımdır. Plandaki kütle çizimleri incelendiğinde taşınmazın bulunduğu ada içinde yapıların kütlelerinin bir bütünlük içinde ele alındığı görülmektedir. Yapılaşma hakkının kısıtlanması Tarihi Yarımadanın özgün dokusunun korunması adına getirilen birçok kısıtlama gibi daha üstün bir kamu yararı taşımaktadır.Öte yandan, dava konusu koruma amaçlı uygulama imar planındaki kütle çizimleriyle ilgili olarak … İdare Mahkemesince anılan kısma ilişkin olarak davanın reddine ilişkin … tarihli, E:…, K:… sayılı karar Dairemizin 21.01.2016 tarihli, E:2015/8809, K:2016/72 sayılı kararıyla onanmıştır.
Dava konusu planın “Bahçe mesafeleri” ile ilgili plan notlarında, “V-B-2 Bahçe mesafeleri: Bitişik düzen yapılaşmaya açılacak arsalarda, ön bahçe bırakılma zorunluluğu yoktur. Ancak oluşmuş yeşil doku korunacak ve teşekküle uyulacaktır. Arka bahçe mesafesi, min:3.00 mt’dir. Köşe ve blok başı binalarda arka bahçe bırakılma zorunluluğu yoktur. Yan bahçe mesafesi: aşağıdaki durumlar dışında zorunlu değildir. Parselin yanındaki komşu parsel üzerinde yan bahçesi olmayan ve komşuya bakan yan cephesi pencereli olan bir tescilli bina varsa, tescilli bina cephesi kapatılamaz. Komşu bina ilişkisi ilgili koruma kurulunca değerlendirilecektir.” kuralının yer aldığı ve parsele 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında kütle imar verildiği, böylece kütle belirleme ve arka bina hattı çizilerek parsel tamamında yapılaşmanın önlenmek istendiği anlaşılmaktadır. İmar parselinin tamamının yapılaşmasının koruma ilkeleri, şehircilik, planlama esasları ve teknikleri ile kamu yararı yönünden mevzuata aykırılık taşıyacağı tabidir.
Öte yandan, dava konusu uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, dava konusu planın, üst kademe planı olan 1/5000 ölçekli Fatih Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı kararları ile uyumlu olduğu, işlevsel kararlara bağlı olarak plan kademelenmesi ilkesi yönünden planlama ilkeleri ve şehircilik esaslarına aykırı bir durum bulunmadığı, uyuşmazlığın dava konusu parselde plan koşullarına göre bahçe mesafelerinin oluşturulması durumuna yönelik olduğu, yapı adasında standart bir yapı düzeni belirlenmediği, tüm parsellerde arka bahçe mesafesi oluşturmak amacıyla bina hattı belirlendiği, arka bahçede bina sınırlarının belirlenmesinin yapı adalarının içinde ortak alan olarak kullanılacak avluların oluşturulmasına yönelik olduğu, bir yandan yapıların sürekliliği sağlanırken, diğer yandan söz konusu süreklilikle avlu çevresinde bir kapalılık oluşturulduğu ve mekanın tanımlanmasına olumlu etki yapıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
Bu durumda, yapılaşmanın tamamlandığı Fatih ilçesinde imar adalarında arka bina sınırının belirlenmesi ve imar adasında arka bahçe mesafeleri bırakılarak avlu oluşturmaya yönelik planlama yapılmasının planlama ilkelerine, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında isabet bulunmamaktadır.

Temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısmı bakımından;
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin taşınmazın konut alanına ayrılmasına ilişkin olarak davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine, kütle çizimine ilişkin plan notları yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısım yönünden ONANMASINA, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısım yönünden BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 14/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.