Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1879 E. , 2020/3611 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/1879
Karar No:2020/3611
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …
2. (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ll. Tahsilat Daire Başkanlığının … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubu ve dayanağı … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce, Dairemizin 12/06/2017 tarih ve E.2016/1245, K2017/1907 sayılı kısmen onama kısmen bozma kararına uyularak verilen kararda; Fona devredilen veya yönetim ve denetimine el konulan bankalar nedeniyle oluşan Fon alacaklarından, borçlu olan şirketlerin kanunî temsilcilerinin sorumlu tutulabilmesi için 6183 sayılı Kanun, 4389 sayılı (Mülga) Bankalar Kanunu ve 5411 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği,
Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile tahsilde tekerrüre yer vermemek koşulu ile kredileri kullanmış olan şirketlerde kanuni temsilci sıfatını haiz şahıslar hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 11. maddesi atfıyla uygulanmasına devam edilen mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15. maddesinin 3. fıkrası ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesinde belirtilen esaslar doğrultusunda 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi kapsamında takip ve tahsil işlemlerine başlanılmasına karar verildiği, ancak başlatılan bu takiplerle ilgili olarak … Grubu Şirketlerine kullandırılan kredilerin bazılarının … A.Ş. kaynaklı olması ve … A.Ş.’nin Fona devrine ilişkin işlemin yargı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle … Grubu Şirketlerinde kanuni temsilci olarak görev yapan kişiler hakkında tesis edilen 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takip işlemlerinin dava konusu … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı ile iptal edilmesine karar verildiği, aynı Fon Kurulu kararı ile … A.Ş.’den kullanılan kredilerden kaynaklanan borç tutarı düşülerek … Grubu’ndan kaynaklanan alacaklar için 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi kapsamında yeniden takip yapılmasına karar verildiği, bu kapsamda 18/01/2013 tarihi itibarıyla davacının kanuni temsilcisi olduğu … … A.Ş.’den 712.019,00-TL asıl, 4.325.779,00-TL gecikme zammı, … Havacılık A.Ş.’den 445.507,00-TL asıl, 2.605.054,00-TL gecikme zammı, … Holding A.Ş.’den 137.299,00-TL asıl 599.142,00-TL gecikme zammı, … İnşaat Turizm A.Ş.’den 15.146.118,00-TL asıl, 85.247.263,00-TL gecikme zammı, … Dış Tic. A.Ş.’den 559.207,00-TL asıl 4.401.462,00-TL gecikme zammı, … Turizm A.Ş.’den 1.246.000,00-TL asıl 7.208.910,00-TL gecikme zammı, … Gıda San. A.Ş.’den 680.281,00-TL asıl 4.665.167,00-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 127.979.208,00-TL Fon alacağının tahsili amacıyla 05/09/2013 tarih ve 7428 sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği;
Fon Kurulu tarafından alınan gerek 26/07/2013 tarih ve 2013/203 sayılı karar ile bu Fon Kurulu kararı dayanak alınarak düzenlenen 05/09/2013 tarih ve 7428 sayılı ödemeye çağrı mektubunda, … … A.Ş., … Havacılık A.Ş., … Holding A.Ş., … İnşaat Turizm A.Ş., … Dış Tic. A.Ş., … Turizm A.Ş. ve … Gıda San A.Ş.’nin Fona olan borçlarının tahsil edilememesi nedeniyle davacının anılan şirketlerin kanuni temsilcisi olduğundan hareketle 4389 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 3. fıkrasında yer alan esaslar doğrultusunda 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi kapsamında davacının sorumluluğuna başvurulduğu, söz konusu sorumluluğun kişinin kanunî temsilci olduğu dönemdeki yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan bir sorumluluk olduğu;
Dosyada bulunan mevcut belgeler ile bozma kararı uyarınca Mahkeme tarafından 10/12/2019 tarihinde yapılan ara kararına verilen cevabî yazının incelenmesinden, davacının … Grubu Şirketlerinden … … A.Ş.’de 04/12/1998-27/07/2000 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Üyesi ve birinci derece imza yetkilisi olarak kanunî temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan şirketin … A.Ş.’den 24/03/1999 tarihinde kullandığı kredi için yapılan hesaplama sonucu 712.019,00-TL asıl, 4.325.779,00-TL gecikme zammı hesaplandığı; … Havacılık A.Ş.’de 30/12/1998-28/06/2000 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı olarak kanunî temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan Şirketin … A.Ş.’den 03/04/2000 tarihinde kredi kullandığı ve yapılan hesaplama sonucu 445.507,00-TL asıl, 2.605.054,00-TL gecikme zammının hesaplandığı; … Holding A.Ş.’de 02/11/1998-25/01/2002 tarihleri arasında İcra Kurulu Üyesi ve birinci derece imza yetkilisi olarak kanunî temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan şirketin … A.Ş.’den 27/12/2001 tarihinde kredi kullandığı ve yapılan hesaplama sonucu 137.299,00-TL asıl 599.142,00-TL gecikme zammının hesaplandığı; … İnşaat Turizm A.Ş.’de 08/07/1997-09/05/2001 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Üyesi ve birinci derece imza yetkilisi olarak kanunî temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan şirketin … A.Ş.’den 03/07/1998 tarihinde, … A.Ş.’den 01/05/2000 tarihinde, … A.Ş.’den 30/07/1998 tarihinde, … A.Ş.’den 02/03/2001 tarihinde kredi kullandığı ve yapılan hesaplama sonucu 15.146.118,00-TL asıl 85.247.263,00-TL gecikme zammının hesaplandığı; … Dış Tic. A.Ş.’de 22/05/1997-25/01/2002 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Üyesi ve birinci derece imza yetkilisi olarak kanunî temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan şirketin … A.Ş.’den 30/10/1998 tarihinde kredi kullandığı ve yapılan hesaplama sonucu 559.207,00-TL asıl 4.401.462,00-TL gecikme zammının hesaplandığı; … Turizm A.Ş’.de 15/09/1999- 03/09/2001 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Üyesi ve birinci derece imza yetkilisi olarak kanunî temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan Şirketin … A.Ş.’den 23/05/2000 tarihinde kredi kullandığı ve yapılan hesaplama sonucu 1.246.000,00-TL asıl 7.208.910,00-TL gecikme zammının hesaplandığı; … Gıda Sanayi A.Ş.’de 21/06/1997-04/06/2011 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Üyesi ve birinci derece imza yetkilisi olarak kanunî temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan şirketin … A.Ş.’den 23/05/2000 tarihinde kredi kullandığı ve yapılan hesaplama sonucu 680.281,00-TL asıl 4.665.167,00-TL gecikme zammı hesaplandığının görüldüğü;
Ayrıca, davaya konu ödemeye çağrı mektubuna konu alacağın hesaplanmasına ilişkin tablo incelendiğinde, … A.Ş.’nin … T.A.Ş. hâkim ortağı … Grubuna bağlı olarak faktoring işlemleri alanında faaliyet göstermek üzere kurulduğu, … T.A.Ş.’nin Fona devrolunmasını müteakip 2001 yılı sonu itibarıyla yarı faal olarak Fon bünyesinde iştirak konumuna geçtiğinin belirtildiği, ancak, … T.A.Ş.’nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 4389 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Fona devredilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onuncu Dairesi’nin 05/11/2004 tarih ve E:2004/8038, K:2004/7170 sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verildiği ve davalı idarenin temyiz talebinin ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 14/04/2005 tarih ve E:2005/202, K:2005/276 sayılı kararı ile reddedildiği;
Dava konusu Fon alacağının, … Grubuna dahil şirketlerin Fona olan borçlarından kaynaklandığı, davacının … Grubu şirketlerinden … … A.Ş., … Havacılık A.Ş., … Holding A.Ş., … İnşaat Turizm A.Ş., … Dış Tic. A.Ş., … Turizm A.Ş.’de ve … Gıda Sanayi A.Ş.’de kredilerin kullanıldığı dönemlerde veya daha önceden kullanılan, ancak, vadesi gelmesine rağmen ödenmeyen kredi dönemlerinde kanuni temsilci olarak hareket ettiği, anılan şirketlerce … A.Ş.’den … A.Ş.’den … A.Ş.’den ve … A.Ş.’den kullanılan ve/veya geri ödenmeyen kredilerin 13/01/2013 tarihi itibarıyla gecikme zammı dahil toplam 127.979.208,00-TL olduğu, kredilerin kullanıldığı dönemlerde veya daha önceden kullanılan, ancak, vadesi gelmesine rağmen ödenmeyen kredi dönemlerinde kanuni temsilci olan davacının, söz konusu finans kuruluşları tarafından karşılanan ve adı geçen şirketlerce ödenmeyen ve temlik alınmakla Fon alacağı niteliği kazanan borçlardan 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. ve 5411 sayılı Kanun’un Geçici 26. maddeleri uyarınca sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davacının sorumluluğunun bulunduğu dönemlere ilişkin olarak tesis olunan dava konusu 05/09/2013 tarih ve 7428 sayılı ödemeye çağrı mektubunda (… İnşaat Turizm A.Ş.’nin … A.Ş.’den kullandığı kredilere ilişkin kısım hariç) hukuka aykırılık bulunmadığı;
Ancak, davacının kanuni temsilcisi olduğu … İnşaat Turizm A.Ş.’nin, … A.Ş.’den 02/03/2001- 18/01/2013 tarihleri arasındaki dönemde kullandığı Fon alacağından, … T.A.Ş.’nin Fon’a devredilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararının iptal edilmesi nedeniyle devir işlemleri tamamlanmadığından Fon alacağı niteliği kazanmayan … A.Ş.’den kullanılan krediler ile uygulanması gereken gecikme zammı toplamı 72.148.439,00-TL yönünden davacının sorumlu tutulması imkânı bulunmadığından, dava konusu ödemeye çağrı mektubunun bu kısmında ise hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, ödeme çağrı mektubunun 72.148.439,00-TL’lik kısmının iptaline, 55.830.769,00-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, … Holding A.Ş. yönetim kurulu üyesi olmamasına rağmen idare mahkemesi tarafından icra kurulu üyesi olduğu ve birinci derece imza yetkisini haiz olduğu gerekçesi ile sorumlu tutulduğu, ancak, idare mahkemesince … Holding A.Ş. imza sirkülerinin incelenmediği, bu incelemenin yapılması hâlinde sınırlı bir imza yetkisinin olduğunun görüleceği; banka kaynaklarının banka hâkim ortağı ve ilişkili şirketlere aktarılmasında, devredilmesinde rol oynadığının ve buna ilişkin işlemlere katıldığının, banka çalışanlarını usulsüz işlemler yapmaya sevk edecek talimat ve telkinde bulunduğunun veya yol gösterdiğinin açıkça ortaya konulması gerektiği, 25/10/2002 tarihinde finansal yeninden yapılandırma sözleşmesinin imzalandığı, anılan sözleşme gereği yeni kanuni temsilcilerin 2005 yılına kadar borçlarını ödedikleri, ancak 2005-2010 tarihleri arasında yapılması gereken ödemelerin yapılmadığı gerekçesi ile aleyhine takip ve tahsil işlemine başlandığı, halbuki … Grubu şirketlerindeki kanunî temsilcilik görevinden 2001 tarihinde ayrılması nedeni ile artık herhangi bir sorumluluğunun kalmadığı, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 01/03/2017 tarih ve E:2015/1349, K:2017/518 ve E:2015/5561, K:2017/519 sayılı emsal kararlarında hesaplamanın yanlış yapıldığının tespit edildiği, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin borcun dış yüklenimi niteliğinde olduğu, bu sözleşmenin imzalanmasından sonra sorumluluğunun kalmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, … A.Ş.’nin … T.A.Ş. hâkim ortağı … Grubuna bağlı olarak faktoring işlemleri alanında faaliyet göstermek üzere kurulduğu, …’ın 06/12/2000 tarihinde Fona devrolunması üzerine Fon bünyesinde yarı iştirak konumuna geçtiği, … A.Ş. tarafından … İnşaat A.Ş.’ye kullandırılan 31/12/2001 tarih ve 13.654.771,00-USD tutarındaki alacağa finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinde yer verildiği, Fon ile … A.Ş. arasında 07/07/2007 tarihli temlik sözleşmesinin imzalandığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, 2001 yılından itibaren … Grubunun hiçbir şirketinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmadığı, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin imzalanmasının ardından tüm yükümlülüklerin yeni yönetim kurulu üyelerine geçtiği savunulmuştur.
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …NIN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Dosyanın incelenmesinden, Fon Kurulu’nun 04/04/2013 tarih ve 2013/96 sayılı kararı ile tahsilde tekerrüre yer vermemek koşulu ile kredileri kullanmış olan şirketlerde kanuni temsilci sıfatını haiz şahıslar hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 11. maddesi atfıyla uygulanmasına devam edilen mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15. maddesinin 3. fıkrası ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesinde belirtilen esaslar doğrultusunda 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi kapsamında takip ve tahsil işlemlerine başlanılmasına karar verildiği, ancak başlatılan bu takiplerle ilgili olarak … Grubu Şirketlerine kullandırılan kredilerin bazılarının … A.Ş. kaynaklı olması ve … A.Ş.’nin Fona devrine ilişkin işlemin yargı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle … Grubu Şirketlerinde kanuni temsilci olarak görev yapan kişiler hakkında tesis edilen 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takip işlemlerinin dava konusu … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı ile iptal edilmesine karar verildiği, aynı Fon Kurulu kararı ile … A.Ş.’den kullanılan kredilerden kaynaklanan borç tutarı düşülerek … Grubu’ndan kaynaklanan alacaklar için 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi kapsamında yeniden takip yapılmasına karar verildiği, bu kapsamda 18/01/2013 tarihi itibarıyla davacının kanuni temsilcisi olduğundan bahisle … … A.Ş.’den 712.019,00-TL asıl, 4.325.779,00-TL gecikme zammı, … Havacılık A.Ş.’den 445.507,00-TL asıl, 2.605.054,00-TL gecikme zammı, … Holding A.Ş.’den 137.299,00-TL asıl 599.142,00-TL gecikme zammı, … İnşaat Turizm A.Ş.’den 15.146.118,00-TL asıl, 85.247.263,00-TL gecikme zammı, … Dış Tic. A.Ş.’den 559.207,00-TL asıl 4.401.462,00-TL gecikme zammı, … Turizm A.Ş.’den 1.246.000,00-TL asıl 7.208.910,00-TL gecikme zammı, … Gıda San. A.Ş.’den 680.281,00-TL asıl 4.665.167,00-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 127.979.208,00-TL Fon alacağının tahsili amacıyla 05/09/2013 tarih ve 7428 sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un Mükerrer 35. maddesinde, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsî mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir…” kuralı yer almaktadır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 26. maddesinde, “…Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar, yönetim ve denetimi Fon tarafından devralınan banka ve şirketlerin eski yöneticileri hakkında 6183 sayılı Kanunun 35’inci maddesi ile mükerrer 35’inci maddesinin uygulanmasında, ilgili kanun ve mevzuat veya ana sözleşmeleri uyarınca temsile yetkilendirilmiş veya tüzel kişilerin yetkili organlarınca temsil yetkisi verilmiş kişi veya kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerden,
a) Fon bankalarının; yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinden, hâkim ortağı olan tüzel kişilerden, gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerden, bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerden olan Fon alacaklarında, banka kaynağının kullanıldığı/kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
b) Fon bankalarının kurumsal kredilerinden kaynaklanan Fon alacaklarında, kredinin kat edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
c) Fon gelirlerinden kaynaklanan alacaklarda, Fon alacağının ilgili kuruluşa tebliğ edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
kanuni temsilci sıfatını haiz kişiler kanuni temsilci olarak addedilir.” kuralına yer verilmiştir.
Davacının kanunî temsilci olduğu iddia edilen dönemde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 317. maddesinde, “Anonim şirket idare meclisi tarafından idare ve temsil olunur.” hükmüne yer verilmek suretiyle kural olarak anonim şirketlerin kanunî temsilinin yönetim kuruluna ait olduğu belirtilmiş; “Vazifelerin âzalar arasındaki taksimi” başlıklı 319. maddesinde, “Esas mukavelede idare ve temsil işlerinin idare meclisi azaları arasında taksim edilip edilmeyeceği ve taksim edilecekse bunun nasıl yapılacağı tespit olunur. İdare meclisinin en az bir azasına şirketi temsil salahiyeti verilir.
Esas mukavele ile temsil salahiyetinin ve idare işlerinin hepsini veya bazılarını idare meclisi azası olan murahhaslara veya pay sahibi olmaları zaruri bulunmayan müdürlere bırakabilmek için umumi heyete veya idare meclisine salahiyet verilebilir. Bu gibi kayıtlar bulunmadığı takdirde 317. madde hükmü tatbik olunur.” kuralına yer verilmek suretiyle esasen yönetim kuruluna ait olan şirketi temsil ve idare yetkisinin; esas sözleşme ile yönetim kurulu üyelerinden en az biri veya birden fazlasına veya esas sözleşmede genel kurula veya yönetim kuruluna verilecek yetki ile yönetim kurulu üyesi olmaları şartıyla murahhas üyelere veya şirkette pay sahibi olmasalar bile müdürlere devredilebileceği kurala bağlanmıştır.
6762 sayılı Kanun’un 321. maddesinde, “Temsile salahiyetli olanlar şirketin maksat ve mevzuuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haizdirler.
Temsil salahiyetinin tahdidi, hüsnüniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etmez. Ancak temsil salahiyetinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasrolunduğuna veya müştereken kullanılmasına dair tescil ve ilan edilen tahditler muteberdir…” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1. Temyize konu Mahkeme kararının, ödemeye çağrı mektubunun 72.148.439,00-TL’lik kısmının iptaline karar verilmesine ilişkin kısmında hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Ödemeye çağrı mektubunun, 55.830.769,00-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine gelince;
Temsilci, başkasının nam ve hesabına hareket ederek, irade beyanı ile, temsil ettiği kişiyi, hak sahibi veya borçlu kılabilen kişidir. Temsilcinin yetkisi, bir kanun hükmüne ve temsil edilenin istek ve iradesine dayanır. Kanuna dayanan temsil yetkisine, kanuni temsil; bu tür yetkiye sahip olan kişiye de, kanuni temsilci denir. Kanuni temsilcilerin yetkilerinin sınırı ve bu yetkilerin gereği gibi kullanılmaması dolayısıla sorumlulukları, kanun tarafından belirlenmiştir.
Aktarılan Kanun hükümlerine göre anonim şirketlerde, genel kural, yönetim kurulunun idare ve temsile yetkili olduğudur. Bununla birlikte; yönetim kuruluna ait idare ve temsil yetkisinin,
– ana sözleşme ile yönetim kurulu üyelerinden en az biri veya birden fazlasına devredilmesine veya müdüre bırakılmasına yetki verilmemiş olması durumunda, yönetim kurulu üyelerinin her birinin,
– ana sözleşme ile yetki verilmesi şartıyla, kendisine şirketi idare ve temsil yetkisi bırakılan yönetim kurulu üyelerinin (murahhas üyelerin),
– yine ana sözleşmede yetki verilmesi şartıyla kendisine şirketi idare ve temsil yetkisi bırakılan müdürlerin,
– ana sözleşmede idare ve temsil işlerinin murahhas üye veya müdüre bırakılması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine karşın bu yetkinin kullanılmaması durumunda da, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin her birinin, 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uygulamasında kanuni temsilci sayılacağı anlaşılmaktadır.
6762 sayılı Kanun’un 321. maddesinde “temsil yetkisi”nin kapsamına işaret edilerek, temsil yetkisi olanların şirketin maksat ve mevzuuna dahil olan tüm işleri ve tüm hukuki işlemleri şirket adına yapmaları gerektiği ve bu yetkinin kapsam olarak sınırlandırılamayacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesinin uygulamasında, 6762 sayılı Kanun’un 319. maddesi hükmüne göre temsil yetkisi verilen kişi ya da kişilerin kanuni temsilci kabul edilebilmesi için, şirketin maksat ve mevzuuna dahil olan “tüm işlemlerde tam yetkili” olmaları zorunludur.
Aktarılan kanunî düzenlemeler uyarınca, anonim şirketlerde “temsil yetkisi”nin, sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasrolunmasına dair coğrafi yönden yapılan sınırlamalar ile tescil ve ilan edilmiş olmak kaydıyla müştereken kullanımına dair sınırlamalar dışında başkaca bir şekilde sınırlandırılamayacağı, şirketin maksat ve mevzuuna giren sınırlı işlere özgü temsil ve idare yetkisi verilen kişi ya da kişilerin ise şirketi temsile tam yetkili olmadığı açıktır.
Başka bir anlatımla, şirketin maksat ve mevzuuna dahil olan “tüm işlemlerde tam yetkili” olmayan, sınırlı olarak temsil ve idare yetkisi verilen kişi veya kişilerin kanuni temsilci sayılması mümkün değildir. Bu itibarla, tescil ve ilan edilmiş olsa dahi imza sirküleriyle kendine sınırlı imza yetkisi verilen kişi ya da kişilerin kanuni temsilci sıfatını haiz olduğu kabul edilemez.
Nitekim, 390 Seri No’lu Tahsilat Genel Tebliği’nde 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesinin uygulanmasında 6762 sayılı Kanun’un 319. maddesi hükmüne göre temsil salahiyeti verilen kişi ya da kişilerin kanunî temsilci kabul edilebilmesi için şirketin maksat ve mevzuuna dahil olan “tüm muamelelerde” tam yetkili olmalarının zorunlu bulunduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, temyize konu mahkeme kararında her ne kadar davacının kanuni temsilci olduğundan bahisle davaya konu borçtan sorumlu olduğu kabul edilmişse de, davalı idarece dosyaya sunulan Ticaret Sicil Gazetelerinden anlaşılacağı üzere aşağıda yer verilen şirketlerdeki görevleri açısından davacının;
1- … Holding A.Ş.’de icra kurulu üyesi sıfatıyla sınırlı nitelikte birinci derece imza yetkisi olduğu, şirketi tüm işlemlerinde tam yetkili olarak temsil ve idare yetkisinin olmadığı (28/12/1998 tarih ve 4700 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, s.468) görüldüğünden, kanuni temsilci sıfatını haiz olduğundan söz edilmesi mümkün olmayıp bu nedenle davacının … Holdingin kredi borçlarından 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı;
2- … Dış Tic. A.Ş.’de (önceki unvanı … Dış Ticaret ve Sanayi Ürünleri Anonim Şirketi) 22/05/1997 tarihinde yapılan olağan Genel Kurul toplantısında 3 yıllık süre ile yönetim kurulu üyesi seçildiği (11/0/1997 tarih ve 4351 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, s.534), 26/05/2000 tarihinde yapılan olağan Genel Kurul toplantısında ise yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği, (05/06/2000 tarih ve 5059 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, s.202), aynı tarihli yönetim kurulu toplantısında ise mali işler koordinatörü olarak seçildiği, mali işler koordinatörü sıfatıyla sınırlı nitelikte birinci derece imza yetkisinin olduğu, şirketi tüm işlemlerinde tam yetkili olarak temsil ve idare yetkisinin olmadığı; davalı idare tarafından dosyaya sunalan hesap tablosunda ise takibe konu borca esas iki kredinin olduğu, 30/10/1998 tarihinde 572.920,00-TL tutarında 1 no.lu kredinin kullandırıldığı, 270,00-TL tutarındaki 2 no.lu kredinin ise … Dış Tic. A.Ş. tarafından, davacının yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği tarihten sonra 31/07/2001 tarihinde kullanıldığı, davacının 2 no.lu kredinin kullandırıldığı dönemde şirketi tüm işlemlerinde tam yetkili olarak temsil ve idare yetkisinin olmadığı görüldüğünden kanuni temsilci sıfatını haiz olduğundan söz edilmesi mümkün olmayıp bu nedenle davacının 2 no.lu kredi ve gecikme zammından doğan borçtan 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı;
3- … Gıda A.Ş.’de ise davacının, şirket tarafından kredinin kullanıldığı tarih olan 21/06/1997 tarihinde sınırlı nitelikte birinci derece imza yetkisi olan genel koordinatör yardımcısı sıfatını taşıdığı (11/07/1997 tarih ve 4330 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, s.512), davalı idare tarafından sunulan belgelerde davacının … Gıda A.Ş.’de 07/12/1999 tarihinde yönetim kurulu üyesi olarak gözüktüğü (14/12/1999 tarih ve 4940 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, s.102); bu nedenle, davacının, kredinin kullandırıldığı tarihten sonra yönetim kurulu üyesi olduğu, bu durumda borca esas kredinin davacının yönetim kurulu üyeliği dönemine denk gelen vadesi gelmesine karşın ödenmeyen kredi tutarının tespiti gerektiği ve borcun tamamından sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 4389 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 3. fıkrasına göre, Fon’un, devraldığı alacağın takibine, alacağın devralındığı gün itibarıyla banka defter, kayıt ve belgelerine göre anapara, her türlü faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak tutarı üzerinden başlayacağı ve bu alacakların Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren amme alacağı niteliğini kazanacağından, birikmiş alacak tutarına Fon tarafından alacağın devralındığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanabileceği açıktır.
Dosyaya sunulan hesaplama tablosunda ise kredilerin kullandırıldığı tarihten itibaren gecikme zammı uygulanarak hesaplama yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle, davacının sorumlu olduğu kredilerden kaynaklı alacakların hangi tarihlerde Fon tarafından temlik alındığı tespit edilip, temliknameler ve kredilere ilişkin genel kredi sözleşmeleri dosyaya kazandırılarak hesaplamanın anılan kanununa göre yapılıp yapılmadığı tespit edilip karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, Mahkeme kararının, ödemeye çağrı mektubunun 72.148.439,00-TL’lik kısmının iptaline karar verilmesine ilişkin kısmında hukukî isabetsizlik, 55.830.769,00-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ödeme çağrı mektubunun …-TL’lik kısmının iptaline karar verilmesine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
4. Temyize konu Mahkeme kararının, ödemeye çağrı mektubunun …-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 10/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.