YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10625
KARAR NO : 2014/12159
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ : Gaziantep 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/05/2014
NUMARASI : 2014/7-2014/279
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davacı alacaklının kira alacağının tahsili için tahliye talepli olarak başlattığı icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacının icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe konu edilen ve hükme esas alınan 10.06.2010 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı tahliye istemli olarak 05.11.2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 10.10.2013 tarihinde ödenmesi gereken 2013 Eylül ayı kira bedeli 24.046.04 TL ile işlemiş faiz olarak 235.52 TL olmak üzere toplam 24.281.56 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri davalıya 20.11.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.Davalı borçlu süresinde yaptığı itirazında icra dairesinin yetkili olmadığını,yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu İcra Dairesi olduğunu,kiralananda eksiklikler olduğunu, ayıplı olarak teslim edildiğini, bu nedenle takibe itiraz ettiğini belirtmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde takibin sözleşmeye göre yetkili icra dairesinde başlatıldığını, Eylül 2013 ayına ilişkin kira bedelinin 10.10.2013 tarihine kadar yatırılması gerekirken yatırılmadığını,bu nedenle takip yaptığını, yasal ödeme süresi içerisinde kira bedeli ödenmediği gibi davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili ise Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/1408 E sayılı dosyası incelendiğinde tesbit olunacağı üzere taraflar arasındaki ihtilafın itirazın iptali davası yolu ile çözümlenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ihtilafın sadece kira alacağından kaynaklanmadığını kiraya verenin sözleşme edimlerini yerine getirmediğini bu dava ile yukarıda numarası belirtilen dava dosyası ile konularının aynı olduğunu önceki davanın 2013 Temmuz, Ağustos ayları kira bedeline ilişkin olup bu davanın ise 2013 Eylül ayı kira bedeline ilişkin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Kiralanan alış veriş merkezi içerisinde bir dükkan olup davalıya teslim edilmiştir. Davalı taşınmazda faaliyette bulunurken kiralanan da bazı mücbir sebeplerden dolayı arızalar olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Kiralananın sonradan ayıplı hale gelmesi halinde sorumluluk TBK.nun 305 ve 306 maddelerinde düzenlenmiştir. Kiralananın teslim edildikten sonra ayıplı hale gelmesi halinde kiracının kiralananda sonradan meydana gelen ayıbın giderilmesini istemesi, ayıbın giderilmemesi halinde kira sözleşmesini feshetmesi veya kira bedelinden indirim isteme hakkı vardır. Davalı kiraya verenin edimlerini yerine getirmediğinden dolayı sözleşmeyi feshetmemiş ve halen faaliyetine devam etmektedir.Yani sözleşme feshedilmeyip halen ayaktadır.Sözleşme ayakta olduğuna göre kiracı kiraya verenin edimlerini yerine getirmediğinden bahisle kira bedelini ödemeden kaçınamaz.O nedenle uyuşmazlık yargılamayı gerektirmediğinden işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.