Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/11087 E. 2014/12164 K. 10.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11087
KARAR NO : 2014/12164
KARAR TARİHİ : 10.11.2014

MAHKEMESİ : İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/04/2014
NUMARASI : 2013/1146-2014/282

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının icra takibine rağmen yasal süresinde kiraları ödemediği gibi takibe de haksız itiraz ettiğini belirterek 25.02.2013 tarihinden itibaren birikmiş kiraların gecikme faizleri ile birlikte tahsilini ve kiralananın boşaltılmasını talep etmiştir. Davalı ise davanın reddini savunmuştur.Davacı alacaklı kira alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine icra mahkemesine baş vurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 25.02.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı alacaklı tarafından 04.11.2013 tarihinde başlatılan icra takip talepnamesinde tahliye istemi bulunmamaktadır. Tahliye talebi olmadan icra müdürlüğünce kendiliğinden düzenlenen örnek 13 ödeme emri yasal içerikli olmayacağından tahliyeye karar verilemez.Bu nedenle açılan davada davacı-alacaklının tahliye istemi dinlenemez.Bu hususun kendiliğinden nazara alınarak tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Öte yandan davalı tarafından yargılama sırasında sunulan tarihsiz belgede Haziran ayı kirasının 500 TL elden nakit olarak alındığı ve davacı tarafından belgenin imzalandığı anlaşılmaktadır.Bu belgeye karşı davacı beyanları alınmamıştır. Bu belgeye karşı davacı beyanları sorulup alınacak cevaba göre alacak konusunda bir karar verilmesi gerekirken bundan zühul olunması doğru olmadığı gibi Hakim HMK.nun 26. maddesine göre taleple bağlı olup ondan fazlasına ve başka bir şeye karar veremez Davacı talebi olmadığı halde davacı lehine asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı hükmedilmesi de doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.