YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12576
KARAR NO : 2014/13711
KARAR TARİHİ : 10.12.2014
MAHKEMESİ : Fethiye 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2014
NUMARASI : 2013/355-2014/276
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 500,00 TL alacağın davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin alacak ve tahliye isteminin reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davasının konusunun “2013 yılı içinde ödenmesi gereken iki kira taksitinin ödenmemesi nedeniyle tahliye” olarak belirttikten sonra özetle davalının kamp alanının da kiracısı olduğunu, iki taksitte ödenmesi gereken 2013 yılı kirasının taksitlerinin 17.04.2012 tarihli ek sözleşmede kararlaştırılan tarihlerde ödemediğini, bu konuda 05.08.2013 ve 02.09.2013 tarihli ihtarnamelerinin bulunduğunu, ayrıca davalının tahliye taahhüdününde ekte olduğunu, davacının bir yıl içinde iki kez kira bedelini ödemediğini bu nedenle tahliyesine ve 2013 yılı kirasının kalan kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece alacak miktarının açıklatılması üzerine 13.500,00 TL kira bedelinin ödenmediğini duruşmada beyan etmiştir. Davalı anladıkları kadarı ile davacının davasının iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davası olduğunu, taşınmazın konut ve çatılı işyeri olmadığını, bu nedenle iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davası açılamayacağını, ayrıca kontrat bitiminin 30.11.2013 olduğunu, bu nedenle 25.11.2013 tarihinde açılan davanın da, süresinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiş, davacının kira alacağı miktarını bildirmesinden sonra borcunun 13.000,00 TL olduğunu, bu miktarı ödeyip makbuzunu sunacağını beyan etmiş, celse arasında da davacıya 13.000,00 TL ödemede bulunmuştur. Mahkemece davacının davasında iki haklı ihtara ve tahliye taahhüdüne dayanarak tahliye ve alacak talep ettiği, taşınmazın konut ve çatılı işyeri olmaması, kamp arazisi olması nedeniyle iki haklı ihtara ilişkin hükümlere istinaden tahliye talep edilemeyeceği, tahliye taahhüdündeki tahliye tarihinin ise 30.11.2013 olduğu bu nedenle 25.11.2013 tarihinde açılan dava ile tahliye talep edilemeyeceği belirtilerek tahliye talebinin reddine, alacak davası yönünden ise davacı tarafından talep edilen 13.500,00 TL kira alacağının 13.000,00 TL si dava açıldıktan sonra davalı tarafından ödendiğinden alacak isteminin kısmen kabulü ile 500,00 TL’nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK.nun 33. maddesi gereğince hâkim Türk hukukunu re’sen uygular. Tarafların davada dayandıkları ve bildirdikleri maddi olaylara göre hukuki niteleme yapılarak uygulanacak kanun hükümlerini belirler. Ayrıca hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.(HMK.nun md.33)
Somut olayda mahkemece davacının talebi iki haklı ihtar ve tahliye taahhüdüne istinaden tahliye davası olarak nitelendirilmiş ise de; temyize konu dava, davacı asil tarafından açılmış ve takip edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde 2013 yılı kirasının iki taksitinin sözleşmede belirtilen tarihte ödenmediğini belirterek kiralananın tahliyesini ve alacağın tahsilini istemiştir. Davacının dava dilekçesinde talebinin “iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davası” olduğuna ilişkin açık beyanı olmadığı gibi, kira bedellerinin dava tarihinde dahi ödenmediğini belirtmiştir. Davacı asil tarafından açılan davada davacının asıl iradesinin davalının temerrütü nedeniyle kiralananın tahliyesi istemi olduğu açıktır. Davacının her iki taksidin de süresinde ödenmemesi nedeniyle iki kez ihtarname keşide etmesi ve dava dilekçesinde her iki ihtarnamesinden de bahsetmesi davanın “iki haklı ihtar nedeniyle tahliye” istemine yönelik olduğu şeklinde yorumlanamaz. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan, taşınmazın kullanılmasına yönelik 17.04.2012 tarihli ek kira sözleşmesi 3. maddesinde “2013 yılı sezonu toplam kira bedeli 35.000,00 TL olup, yarısı 2013 Temmuz ayında, yarısı 2013 Ağustos ayında ödenecek, takip eden 30.11.2013 tarihinde de üzerindeki tüm taşınmazlarla birlikte kiralanan teslim edilecektir.” şeklindedir. Davacı tarafından 05.08.2013 tarihinden keşide edilen Noter ihtarnamesi ile 30.07.2013 tarihine kadar 2013 yılı kira bedelinin ilk taksiti olan 17.500,00 TL nin ödenmediği, 30 gün içerisinde ödenmesi ihtar edilmiş ihtarname 17.08.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yine 02.09.2013 tarihinde keşide edilen Noter İhtarnamesi ile de 30.08.2013 tarihine kadar ödenmesi gereken 2013 Yılı 2. taksiti 17.500,00 TL’nin ödenmediği, 30 gün içerisinde ödenmesi aksi takdirde tahliye davası açılacağı ihtar edilmiş bu ihtarname de 07.09.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dava 25.11.2013 tarihinde açılmış olup dava tarihi itibariyle davalının 2013 yılı kirasından 13.500 TL’yi ödemediği, dava açıldıktan sonra 13.000 TL nin davalı tarafından ödendiği mahkemenin de kabulündedir.
Buna göre, davacının davasının TBK.nun 315.maddesi kapsamında akdin feshi ve kiralananın tahliyesine yönelik olması ve dava tarihi itibariyle temerrüt şartları gerçekleştiğinden tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın iki haklı ihtar ve tahliye taahhüdüne istinaden tahliye davası olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.