YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9046
KARAR NO : 2014/11554
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ : Ordu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/03/2013
NUMARASI : 2011/724-2013/246
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, Y.. Y.. mirasçıları tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına ve diğer davacılarla ilgili davanın kısmen kabulü ile aylık kira bedelinin 4.340,00-TL olarak tespitine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ile davalı arasında yapılan 01/07/1999 tarihli kira sözleşmesinde her sene Temmuz ayında kira bedelinin artırılarak belirleneceğinin kararlaştırıldığını, davalının en son 2007 yılında kira bedelini yıllık 26.500 TL olarak ödediğini belirterek 01/07/2008 tarihinden itibaren kira bedelinin aylık 7500 TL, yıllık 90.000 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış olup, ilk bilirkişi raporunda mecurun aylık kira bedelinin 2950 TL olması gerektiği belirtilmiş, taraf vekillerinin itirazı üzerine yapılan 2. Keşif sonucunda alınan bilirkişi kurulu raporunda ise aylık kira bedelinin 5600 TL olabileceği belirtilmiştir. Mahkemenin 31/03/2010 tarih ve 2009/41 Esas 2010/261 Karar sayılı ilk kararı ile davanın kısmen kabulüne, aylık kira bedelinin 5600 TL olarak tespitine karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 28/12/2010 tarih ve 2010/19336 Esas 2010/21855 Karar sayılı ilamı ile bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekirken genel ifadeli bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamından sonra davacılar vekili tarafından davacılardan Y.. Y..’un veraset ilamı 28/10/2011 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulmuş olup buna göre davacı Y.. Y..’un 07/06/2010 tarihinde vefat ederek geriye mirasçıları olarak M.. Y.., U.. Y.., S.. Y.. ve H.. Y..’u bıraktığı anlaşılmıştır. Mahkemece vefat eden davacı Y.. Y..’un mirasçıları adına davacı sıfatıyla duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkarılmasına rağmen bu mirasçılar davayı takip etmemiş ve duruşmaya katılmamış, 21/03/2012 tarihli duruşmada muris Y.. Y..’un mirasçıları yönünden dava dosyasının HMK nun 150. Maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma ilamı üzerine mahkemece üçüncü kez mahallinde keşif yapılarak farklı bir bilirkişi kurulundan tekrar rapor alınmış olup bilirkişi kurulunun raporunda 01/07/2008 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 4340 TL olması gerektiği belirtilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda Y.. Y.. mirasçıları hakkındaki davanın Açılmamış Sayılmasına ve davanın kısmen kabulü ile aylık kira bedelinin 4340-TL olarak tespitine karar verilmiştir.
1-)Dosya kapsamına toplanan delillere, mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Kira bedelinin tespiti davasını, kira sözleşmesini yapan taraflar açabileceği gibi, o taşınmazın maliki veya paydaşlarından her biri de açabilir. Kiralanan, iştirak halinde mülkiyete konu ise, tüm mirasçıların birlikte dava açmaları veya açılan davaya katılmaları yahut izin belgesi vermeleri ya da miras şirketine mümessil tayini ile mümkündür. Kiralanan müşterek mülkiyete tabi ise, her paydaş kendi payı oranında kira parasının tespitini isteyebilir.
Olayımıza gelince; Dairemizin geri çevirme kararı ile getirtilen taşınmaza ait tapu kaydı incelendiğinde Y.. Y.. mirasçıları olan M.. Y.., H.. Y.., S.. Y.. ve U.. Y..’un paylı mülkiyete tabi 3/112 şer paya sahip oldukları, davacılardan N.. Y..’un 7/28, diğer davacıların ise 3/28 pay sahibi oldukları anlaşılmıştır. Paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda paydaş tarafından paya ilişkin kira bedelinin tespitinin istenmesinde bir usulsüzlük bulunmamakla birlikte eldeki davada mahkemece davacı Y.. Y.. tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup mahkemece diğer davacıların ancak kendi paylarına yönelik olarak kira parasının tespitini talep edebileceği de gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken davaya konu taşınmazın tamamı için bilirkişi tarafından belirlenen kira parasına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parasından davalının eski kiracı olduğu dikkate alınarak hak ve nesafet ilkesi uyarınca makul bir indirim yapılması gerekirken bilirkişi raporunda belirlenen kira parasına aynen hükmedilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 23/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.