YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8442
KARAR NO : 2014/12227
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
MAHKEMESİ : Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/04/2014
NUMARASI : 2005/357-2014/202
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. S.. Ü.. geldi. Hazır bulunanın sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,kiralayan tarafından kiracı aleyhine açılan hor kullanma nedeniyle 100.000 TL hasar bedelinin tahsili (alacak) istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın kısmen kabulüne, 19.832,60 TL’nin 17.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek bozma gerekleri yerine getirilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm,davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili,dava dilekçesinde,mülkiyeti davacı idareye ait olan İzmir Ç.. M..M.. Ç..ı C..de bulunan ….. ada .. parselde kayıtlı 1. Derece Eski Eser Tescilli Kanuni Kervansaray 28.04.1998 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile “Kervansaray ve 3 dükkan” kullanım amaçlı olarak U.T..İşl.San. ve Tic.A.Ş.’ye kiralandığını,davalı aleyhine Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/253 esas sayılı dosyasında akde aykırılık nedeniyle tahliye davası açılmış ve dava sonucunda verilen tahliye kararının infazından sonra davalı kiracının taşınmazı hor kullandığının belirlendiğini,mahkemenin 2005/1 D.iş sayılı dosyasında tespit yapıldığını ve 21.04.2005 tarihli bilirkişi raporuyla toplam 100.000 TL lik zarar tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000 TL alacağın 17.12.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili,cevap dilekçesinde,kesinleşen tahliye ilamı nedeniyle kiralananın tahliye edildiğini, anahtarlarının 17.11.2004 tarihinde icra müdürlüğüne teslim edildiğini,bu tazminat davasının tahliyeyi takip eden bir yıllık süreden sonra açıldığından zaman aşımına uğradığını,davalının tahliyesinden sonra davacının 25.11.2004 tarihinde mecurun anahtarlarını icra marifetiyle tutanakla değiştirdiğini,davacının mecuru teslim alıp kilitlerini değiştirdikten sonra hırsızlık olaylarının olduğunu ve demirbaşlar dahil birçok şeyin çalındığını ve çok fazla zarar verildiğini, davalının kiralananı hor kullanmadığını,kiralanana ve demirbaşlara zarar vermediğini belirterek davanın reddini savunmuş,Mahkemece,davanın kısmen kabulüne, 19.832,60 TL’nin 17.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı tarafın davanın başında kendisini vekille temsil ettirdiği,dosyaya davalı vekiline ait vekaletname sunulduğu,davalı vekilinin cevap ve delil dilekçeleri sunduğu ve dosyada yapılan incelemeye göre davalı vekili olan Avukatın 2 duruşmaya katıldığı anlaşılmıştır.Mahkemenin 13.10.2009 tarihli duruşma zaptına “davalı vekilinin istifa dilekçesi verdiği, muhataba tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanılmadığının yazılmış” olduğu, ancak dosya arasında davalı vekilinin istifa ettiğine ilişkin ya da istifa dilekçesinin davalı Asil’e tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanılmamıştır. Zira hüküm davalı vekiline tebliğ edilmiş,davalı vekili tarafından hüküm temyiz edilmiştir. Davalı taraf hangi aşamada ve ne kadar sürede olursa olsun iş bu davada kendisini vekille temsil ettirmiştir.
Mahkemece,davanın kısmen kabul kısmen de reddine karar verildiğine göre reddedilen kısım üzerinden davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3.kısmına göre hesap edilecek bir vekalet ücreti verilmesi gerekirken gerekçe gösterilmeden reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücreti verilmemesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün vekalet ücretine hasren BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.