YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4536
KARAR NO : 2014/6848
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
MAHKEMESİ : Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2013
NUMARASI : 2012/616-2013/1372
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.İ.. Z.. geldi. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralanana yapılan iyileştirme bedellerinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Tebligat Yasası’nın 10. maddesine göre “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra:11.01.2011 – 6099 S.K./3.mad) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”
Tebligat Yasasının 12 ve 13, Tebligat Tüzüğünün 17. ve 18.maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat hususunu düzenlemiş olup, anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir.
HMK.nun hukuki dinlenilme başlıklı 27.maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için Kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.
Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, Anayasa’nın 36.maddesiyle düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin, doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmelerinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasası’nın 36.maddesi ile 6100 Sayılı HMK.nun 27.maddesinde açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı taraf, dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmediği için hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Somut olayda:taraflar arasında düzenlenen 04.06.2010 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Sözleşmenin 1.5 maddesinde “Kiralayanın adresi Başkent Bulvarı Metro Center İş Merkezi No:206/301 Kat: 3 Batıkent/Ankara” 21 maddesinde ise “kiralayanın tebligat adresi sözleşmenin 1.5 maddesinde yazılı olan adrestir” diye hüküm altına alınmıştır.Tebligat Kanununun 10 maddesine göre tebligat tebliğ yapılacak şahsın en son adresine yapılması gerekir.Mahkemece sözleşmede tebligat adresi olarak belirtilen adrese dava dilekçesinin tebliğ edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerekirken bu husus göz ardı edilerek Başkent Bulvarı Metro Center İş Merkezi 206/404 Kat:4 Batıkent/Ankara adresine çıkarılan davetiyenin bila ikmal iade edilmesi üzerine davalı şirketin ticari sicil müdürlüğünden bildirilen aynı adrese Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılması usulüne uygun olmadığından davada taraf teşkili sağlandığı söylenemez.Bu nedenle davalıya yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde en son adresi olan ve sözleşmede tebligat adresi olarak belirtilen adrese usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edilmesi çıkarılan tebligatın sonuçsuz kalması halinde ticari sicil müdürlüğünden bildirilen adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan işin esasının incelenmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.