YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11408
KARAR NO : 2014/13860
KARAR TARİHİ : 11.12.2014
MAHKEMESİ : Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2014
NUMARASI : 2014/30-2014/668
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak davanın niteliği itibari ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, yeniden inşaat nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın süreden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkilerinin murisi ile davalı şirket arasındaki sözlü anlaşmaya göre arsa niteliğindeki taşınmazın üzerine yapılacak işyeri bedeli karşılığında 01/01/2004 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile taşınmazın kullanılmasının sona erdiğini belirterek yeniden inşaat nedeniyle kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacıların murisi ile imzalanan 01/01/2004 başlangıç tarihli ve 20 yıl süreli kira sözleşmesine göre arsa nitelikli taşınmaz üzerine müvekkili şirket tarafından lokanta yapıldığını, sözleşmeye göre 20 yıllık kullanım hakkının 2024 yılına kadar devam edeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece 25/04/2013 tarihli karar ile dava konusu yerin niteliği itibariyle klasik anlamda kira sözleşmesine dayalı kullanılan yer olmadığı, belirli bir miktar kira bedelinin belirlenmediğini, yap-işlet-devret modeline uygun sözleşme olduğundan bahisle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Anılan kararın davalı tarafından temyizi üzerine dairemizin 04/12/2013 tarihli 2013/15330 E-16257 sayılı kararı ile uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı, dava tarihinde yürürlükte olan HUMK.nun 8.maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir. Her ne kadar bozma ilamında taraflar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesinden kaynaklandığını vurgulamak amacıyla bir takım açıklamalarda bulunulmuş ise de sonuç itibariyle bozma ilamı bir durum tespitinden ibaret olup işin esası hakkında bir inceleme yapılmaksızın mahkemenin görevsizlik kararı bozulmak üzere oluşturulmuştur. O halde bu aşamada öncelikle çözümlenmesi gereken sorun davanın süresinde olup olmadığının tespitidir. Bozma ilamında 20 yıllık sözleşmeye atıfta bulunulması tarafları bağlamaz. Davacı kira sözleşmesinin sözlü olduğunu ve süresinin de 3 yıl olduğunu iddia ettiğine ve davalıda itibar edilmeyecek fotokopi belgeye dayandığına göre sözleşme süresinin 3 yıl olup olmadığını ispat yükü davacılara aittir. Davacılar dosyaya ibraz edilen delillerle sözleşme süresini kanıtlayamadıklarına göre dava dilekçesinde “sair her türlü delil” demekle yemin deliline de dayanmış olduklarından mahkemece davacılara yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.