Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/15820 E. 2014/21839 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15820
KARAR NO : 2014/21839
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

Mahkemesi : Konya 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 24/07/2014
Numarası : 2014/19-2014/408

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin hiçbir haklı veya geçerli neden olmaksızın 11.12.2013 tarihinde belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi gerekçe gösterilerek feshedildiğini bildirerek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile imzalanan iş sözleşmesinin belirli süreli olduğundan davacı hakkında işe iade hükümlerinin uygulanamayacağını, davacının işveren vekili olduğunu, iş sözleşmesinin 5. maddesinden de anlaşılacağı üzere kendisine fevkalede ikramiye ödenmek suretiyle yani bir başka ifadeyle büyük beklentilerle işe alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile yapılan iş sözleşmesinin belirli süreli olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, re’sen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Her ne kadar mahkemece sözleşme belirli süreli kabul edilmişse de 4857 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında davacının yaptığı iş de dikkate alınarak sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun kabulü gerekmekte olup bu nedenle bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Bununla birlikte somut olayda davanın süresinde açılıp açılmadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla davacının şahsi dosyasında yer alan 20.11.2013 tarihli gizli ibareli ve iş sözleşmesinin 11.12.2013 tarihinde süresinin dolacağı, sözleşmenin 1. maddesinde belirtildiği şekilde sona ereceği ve devam etmeyeceğini hatırlatır yazının davacıya tebliğ edilip edilmediği, edilmiş ise edilme tarihinin tereddütsüz belirlenmesi ve yine davacının 11.12.2013 tarihine kadar idari izinli olup olmadığı, idari izne fesih bildiriminin tebliğinden önce ayrılıp ayrılmadığı hususları belirlenerek sonucuna göre davanın yasal 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı tespit edilmelidir.
Davanın yasal 1 aylık sürede açılmadığının tespiti halinde şimdiki gibi davanın reddine aksi halde esasa girip feshin geçerli olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.