Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/19618 E. 2014/21904 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19618
KARAR NO : 2014/21904
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

Mahkemesi : Samsun 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 12/08/2014
Numarası : 2014/329-2014/595

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davalılardan T.. S..’nın 6356 Sayılı Sendikalar Kanunu’nun 42. maddesine göre diğer davalı Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yetki tespiti hususunda başvurusunda bulunduğunu, müvekkili şirketin işyerinde davalı sendikanın yetkili olduğunun tespit edilerek ilgili belgenin 28/03/2014 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, yetki kararının yasaya aykırı olduğunu, davacı şirketin aynı adresde iki adet SGK sicil numarası farklı işyeri bulunduğunu, bunlardan 1024062.55 sicil numaralı işyerinde tespit kararındaki sayının aksine 185 işçi çalıştığını, bunun SGK 2014/Şubat kayıtları ile belli olduğunu, 10842980.55 sicil numaralı işyerinde ise 34 işçi çalıştığını, her iki işyerinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, bu halde davalı sendikanın TİS yapmak için gerekli çoğunluğu sağlamadığının ortada olduğunu, kaldı ki işyerinde 99 sendikalı işçi olduğu söylense de işverenin ekonomik kriz nedeni ile 27.03.2014 tarihinde 19 işçinin işine son vermek zorunda kaldığını, bunlar arasında sendikalı işçi varsa sayının daha da düşmüş olma ihtimali bulunduğunu, bu nedenlerle SGK kayıtları, işçi listeleri dikkate alınarak davanın kabulüne ve bakanlığın yetki tespit kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı cevap dilekçesinde, T.. S..’nın davacıya ait işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmak için 18/03/2014 tarihinde başvuruda bulunduğunu, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41. maddesi’nin 7. bendindeki “Bakanlık, yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerinin düzenlenmesinde kendisine gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işçi bildirimlerini esas alır” hükmü gereğince işlem yaptığını, işyerlerine ilişkin bildirimler doğrultusunda alınan dökümlerde başvuru tarihi itibariyle davacı şirkette 177 işçinin çalıştığı, bunlardan 99 işçinin T.. S..na üye olduğunun tespit edildiğini ve buna ilişkin yetki tespit yazısının taraflara gönderildiğini, yapılan işlemde usulsüzlük bulunmadığını, davacı şirket adına kayıtlı diğer işlerinin 10 nolu iş koluna girdiğinden dikkate alınmasının mümkün olmadığını, davalı Metal İş Sendikası vekili, davalı sendikanın işyerinde çalışan 177 işçiden 99’unun üyesi olması nedeni ile çoğunluğu sağladığını, davacının somut veri ve delillere dayanmadan itiraz ettiğini, işçi sayısını SGK kayıtlarının doğruladığını, bakanlığın SGK kayıtlarını dikkate alarak hatasız olarak işçi ve sendikalı sayısını belirlediğini, işyerinde 185 işçinin çalıştığına dair iddiayı kabul etmediklerini, kaldı ki bu iddia ile davacıya ait diğer işyerinin de dikkate alınması gerektiği kabul edilse bile, işletme düzeyinde %40 çoğunluğu sendikanın yine de sağladığını savunmuş ve davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, “…tüm gelen kayıt ve belgelerden de anlaşılacağı üzere davacı iş yerinin davalı SGK’da işlem gören ve sicil numaraları yukarıda yazan iki adet iş yeri olduğu, SGK’dan gelen kayıtlardan da anlaşılacağı üzere gerek 1024062, gerekse 1084298 sicil sayılı iş yerlerinin organize sanayi bölgesi Ulubatlı Cad. Tekkeköy / Samsun adresinde işlem gören Samsun Yurt Savunma Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına kayıtlı olduğu, her iki iş yerinin de yetki tespiti talebindeki tarih itibariyle işçi sayılarının SGK kayıtlarıyla celp edildiği, ancak yetki tespitinde yukarıda da belirtildiği üzere 1084298 sayılı iş yerindeki işçilerin başka iş kolunda olduğu gerekçesiyle sayıya dahil edilmediği, bu konuyla ilgili olarak yetki tespitinin istendiği ve tespitin yapıldığı tarihte uygulanması gereken yasanın 6356 sayılı yasa olduğu, 6356 sayılı yasanın geçici 6/3. maddesinde Ocak 2013 istatistiklerinin yayınlandığı tarihe kadar bakanlığa yapılmış olan yetki tespit başvuruları ile taraf oldukları bu kanunun yürürlüğünden önce imzalanmış toplu iş sözleşmesi Ocak – 2013 istatistiklerinin yayımı tarihinden sonra yetkisi sona erecek olan sendikaların bir sonraki …..40. maddede yer alan iş yeri veya işletme çoğunluğu şartlarına göre sonuçlandırılır. Düzenlemesi karşısında yetki başvuru tarihi de dikkate alınarak uyuşmazlığın 6356 sayılı yasa kapsamında çözümlenmesi gerektiği, mahkememizce yapılan incelemede iş yerleri için yapılacak tespitte aynı iş kolunda kurulu farklı iş yerlerinin tespitinin yapılması gerektiği ve yetki tespitinde bu iş yerlerindeki işçi sayısının birlikte değerlendirileceği, mevcut dava dosyasında davacı iş yerinde sayıya dahil edilmeyen 1084298 sicil nolu iş yerinde yapılan işlemin ve işin dosya kapsamına göre asıl işe yardımcı iş olarak kabul edilmesi gerektiği, aynı iş kolunda farklı bir iş yeri oluşturmayacağı, bağımsız varlığı olmadığı dolayısıyla fabrika iş yerleriyle birlikte değerlendirileceği bu nedenle her iki sicil numarasındaki işçilerin tespit tarihi itibariyle sayıya dahil edilmesi gerektiği, bu kapsamda yetki tespiti sırasında davalı sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek amacıyla yeterli çoğunluğu sağlayamadığı, davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yapmış olduğu yetki tespitine ilişkin kararın iptal edilmesi gerektiği” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında, Samsun Yurt Savunma Sanayi A.Ş. İşyerlerinin hangi işkoluna girdiği, bu anlamda işverene ait işyerlerinin işletme kapsamında yer alıp almadığı, sendikanın Toplu İş Sözleşmesi yapmaya yetkili olup olmadığı konularında uyuşmazlık vardır.
Öncelikle 6356 sayılı Yasa’nın geçici 6/3. maddesi uyarınca somut olayda yetki başvuru tarihinin 18.03.2014 olması sebebi ile uyuşmazlığın 6356 sayılı Kanunda belirtilen hükümlere göre sonuçlandırılması gerektiği açıktır.
Bakanlık yetki tespit kararında, 18.03.2014 başvuru tarihi itibari ile Samsun Yurt Savunma Sanayi A.Ş. Organize Sanayi Bölgesi …Cad. No;.. ../ Samsun adresindeki 1….5 sicil numaralı işyerinde çalışan işçi sayısının 177, sendikalı işçi sayısının 99 olduğu, toplu iş sözleşmesi yapmak için T.. S..’nın gerekli çoğunluğu sağladığı tespit edilmiştir.
ÇSGB’lığının cevabi yazısından işverenin 8….-41 sicil numaralı Organize Sanayi Bölgesi .. Cad. No ../Samsun adresindeki işyerinin 10 numaralı iş kolunda kalması nedeni ile dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır.
Toplu İş Sözleşmesinin kapsamı ve düzeyi başlıklı 6356 sayılı Kanunun 34.maddesinde “1-Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir.(2) Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabilir…(4) İşletme toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına ilişkin uyuşmazlıklar, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede on beş gün içinde karara bağlanır. Kararın temyizi halinde Yargıtay onbeş gün içinde kesin olarak karar verir.” hükmüne yer verilmiştir.
Yine Yasanın 5.maddesinde “(1) Bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Bakanlıkça yapılır. Bakanlık, tespit ile ilgili kararını Resmi Gazete’de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, kararın yayımından itibaren on beş gün içinde dava açabilir. Mahkeme iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar. (2) Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz.” düzenlemesi yer almıştır.
Dolayısı ile yetki tespiti davasında bir gerçek ve tüzel kişiye ait aynı işkolunda birden çok işyerinden oluşan bir işletme olduğu iddiası var ise, işletme düzeyinde ancak tek bir TİS yapılacak olması (işletme toplu iş sözleşmesi) ve bu hususun kamu düzeni ile ilgili olması karşısında, işverene ait işyerlerinin işletme oluşturup oluşturmadığının tespiti için, iddia konusu işyerlerinde bakanlıkça 6356 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca yapılmış işkolu tespit kararları var ise buna göre, yoksa yapılacak işkolu tespiti bekletici mesele yapılarak sonucuna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekecektir.
Her ne kadar 6356 sayılı Yasanın 5/(2).fıkrasında “Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz” denilmekte ise de, bu düzenlemenin Toplu İş Hukukunda bir toplu iş sözleşmesi ünitesi olan ve 6356 sayılı Kanunun 34. maddesinde tanımlanan işletme iddiası kapsamı dışında haller için uygulanması gerektiği değerlendirilmelidir. Aksi halde işletme kapsamına giren bir gerçek ve tüzel kişiye ait işyerlerinde, işletme bütünlüğü gözetilmeden yasanın emredici hükümleri dikkate alınmadan toplu iş sözleşmesi yapılması gibi bir durum ortaya çıkacaktır.
O halde, 6356 sayılı Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenlemeyi, işyeri düzeyinde yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamışken ve çözümü aynı maddenin 1. fıkrasında düzenlenen işkolu tespit prosedürü ile mümkün olan işkolu uyuşmazlıklarıyla sınırlı olarak değerlendirilmek gereklidir. 6356 sayılı Kanunda işletme kapsamına ilişkin uyuşmazlıkların bekletici mesele yapılamayacağına dair bir hüküm yer almamaktadır. Ayrıca işletme toplu iş sözleşmesi yapılmasına ilişkin kural yukarıda da kısaca bahsedildiği üzere kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenlerle işletme kapsamına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusu ise, mahkemenin bu uyuşmazlığı çözmeye de yetkili olması halinde işletme olup olmadığı 6356 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 4. fıkrası hükmüne göre ön mesele olarak çözüme kavuşturulması gereklidir. Yetki uyuşmazlığını inceleyen mahkemenin işletme olup olmadığına ilişkin uyuşmazlığı çözmeye yetkili olmaması halinde ise yine aynı hükümlere göre bu problemin çözümü bekletici mesele yapılmalıdır.
Sonuç olarak, dava dilekçesi ve dosya kapsamından anlaşılacağı şekilde, uyuşmazlık konuları arasında yetki tespitin iptali ile birlikte, Samsun Yurt Savunma Sanayi A.Ş.’ne ait işyerlerinin işletme olmadığı, tek işyeri olduğu iddia edilmekle bunların tek bir işyeri mi, yoksa işletme mi veya farklı iş kollarına tabi iki ayrı işyeri mi olduğunun tespiti de sözkonusudur.
Bu halde uyuşmazlıkta 6356 sayılı Yasa’nın 5. maddesinin uygulanması da söz konusu olmaktadır. Bu maddeye göre bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yapılır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Resmi Gazete’de yayımlanan tespit kararına karşı ilgililer 15 gün içerisinde dava açabilirler. Bu halde öncelikle davacı tarafa şirkete ait 8211 01 01 10842980.5513-41 sicil numaralı Organize Sanayi Bölgesi … Cad. No …Samsun adresindeki iş yerinin işkolunun tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na başvurması için süre verilmeli, yapılan başvuru ve bu tespit sonucu ön mesele yapılarak işkolu tespit başvurusunun sonucuna göre işin esası çözüme kavuşturulmalıdır. Mahkemece bu yönde işlem yapılmadan, üstelik işyerinde yapılan işin mahiyeti tam olarak belirlenmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile 8211 01 01 10842980.5513-41 numaralı iş yerindeki işin asıl işe yardımcı iş niteliğinde olduğu, bu iş yerinin fabrika iş yeri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bağımsız bir iş yeri olmadığının kabulü hatalı olmuştur.
İşkolu tespiti prosedürü tamamlandıktan sonra sonucuna göre; somut olayda çözümlenmesi gereken konu, 6356 sayılı Kanunun 34/2. fıkrasında belirtilen “Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir.“ tanımına uygun aynı işkolunda kurulu birden çok işyerinden oluşan bir işletme olup olmadığı, tespit edilmelidir. Buna göre aynı işkolunda kurulu birden çok işyerinin bulunması olgusu işletmenin bir unsuru olarak kabul edildiğinden bu işyerlerinin aynı işkolunda kurulu ancak birbirinden bağımsız işyerleri olması gerekir. O halde, işyerleri için yapılacak işkolu tespiti sonucuna göre aynı işkolunda kurulu farklı işyerlerinin varlığı kabul edilir ise işyerleri birlikte işletme kabul edileceği için işçi sayısının tespitinde aynı işkolundaki tüm işyeri birlikte değerlendirilecektir. Yine yapılacak tespit sonucuna göre, bir kısım işyerlerinde görülen iş asıl işe yardımcı iş kabul edilir ise, aynı işkolunda farklı bir işyeri oluşturmayacağı, bağımsız varlığı olmadığı için asıl işyeri ile birlikte değerlendirilecektir. 6356 sayılı Kanun madde 4/(2)’ye göre “Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır.” şayet yapılan tespitte diğer iş yerinin Samsun Yurt Savunma Sanayi A.Ş.’nin yetki tespitinde dikkate alınan iş yeri ile aynı iş kolundan farklı işkoluna girdiği anlaşılan işyeri olduğu belirlenir ise, işçi sayısının tespitinde bu işyeri dikkate alınmayacaktır. Aksi takdirde iki iş yerinin ve çalışan işçi sayısının birlikte dikkate alınması gerekecektir.
Mahkemece iş kolu tespit kararına göre, iki iş yerinin yetki tespitinde birlikte dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşıldığı takdirde, davacı şirket vekilinin her iki işyerinde çalışan işçi sayısına yönelik dava konusu ettiği itirazları dikkate alınarak başvuru tarihi itibari ile her iki işyerinde çalışan işçi sayısı gerekirse mahalinde keşif yapılarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak sureti ile belirlenmeli, buna göre davalı sendikanın yeterli çoğunluğu sağlayıp sağlamadığı tespit edilmelidir. Bu yön üzerinde durulmadan kabul edilen işçi sayısının ne olduğu, davalı sendikanın ne suretle çogunluğu sağlayamadığı açıkça gerekçelendirilmeden soyut bir şekilde talebin kabulü doğru olmamıştır.
O halde davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, davalı sendikanın yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine, 02.12.2014 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.