YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13537
KARAR NO : 2014/21907
KARAR TARİHİ : 02.12.2014
Mahkemesi : Elbistan İş Mahkemesi
Tarihi : 03/12/2013
Numarası : 2013/8-2013/104
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili müvekkilinin 07/08/1996 tarihinde davalı bankanın Afşin Şubesinde çalışmaya başladığını, 22/09/1997 tarihinde Elbistan Şubesine, 1999 yılında İstanbul/Üsküdar Şubesine, 2001 yılında yeniden Elbistan Şubesine nakil olduğunu, davalı banka bünyesindeki çalışmasının kesintisiz 13 yıl sürdüğünü, davalı bankanın müvekkilinin iş sözleşmesini 11/06/2009 tarihinde haklı nedene dayanmaksızın feshettiğini, fesih bildiriminin müvekkiline tebliğ edilmediğini, feshin, müvekkilinin Elbistan Şubesinde gişe yetkilisi ve ana kasa sorumlusu olduğu dönemde müşteriler lehine para yatırmak suretiyle banka kaynaklarını kullanmasına olanak tanındığı, müşterilerin hesaplarından, onlardan habersiz olarak sahte imza ile ya da imzasız bir şekilde tediye işlemi yapıldığı, sahte bankacılık sözleşmesi düzenlendiği, emanet olarak bırakılan mevduatların işleme alındığı, hesap bakiyeleri yetersiz olan müşterilerin hesaplarına açıktan para transferi yapıldığı, müşteriler ile borç alacak ilişkisine girildiği iddialarına dayandığını, müvekkilinin ihbar ve kıdem tazminatı ile 13 yıllık toplam 260 günlük yıllık izin ücretinin ödenmediğini belirterek, iş sözleşmesi haksız feshedildiğinden müvekkilinin işe iadesini, işe iade kararı verilmemesi halinde ihbar ve kıdem tazminatı ve izin ücreti olmak üzere alacaklarının en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili işe iade ile alacak taleplerinin aynı davada ileri sürülemeyeceğini, davacının iş sözleşmesinin feshinin hem haklı hemde geçerli nedene dayandığını, davacının görevi sırasında bankayı ve banka müşterilerini zarara uğratıcı davranışlarda bulunduğunu, sahte belge düzenlediğini, bir kısım müşterilere ait dekontları müşteri yerine kendisinin imzaladığını, davacının banka müfettişine vermiş olduğu 27/04/2009 tarihli ifadede açıktan para yatırma işlemlerini bizzat kendisinin yaptığını ifade ettiğini, davacının ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, sözleşmenin feshedilmesinin ardından davacıya hak kazandığı 15 günlük izin ücreti karşılığında 432,55 TL’nin davacının banka hesabına yatırılmak suretiyle ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında feshin haklı olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece 04.06.2012 havale tarihli Doç. Dr. S. B.. tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, 25.05.2009 tarihli disiplin raporunun incelenmesiyle verilen disiplin cezaları yönünden davacıyla kıyaslanan ve eşitlik ilkesine aykırı hareket ettiği iddia edilen Z.. Ç..’la ilgili dosyayla, davalı işyerinde çalışan aynı olaylar sebebiyle görevden çıkarma cezası verilen S.Ç..’in dosyaları getirtilip, hep birlikte değerlendirmek suretiyle her üç davacının eylemlerinin birebir benzer ve aynı ağırlıkta olup olmadığı belirlenmek suretiyle, eşitlik ilkesi bakımından bir değerlendirme yapılması gerekir. Eğer davacının eylemleri ile Z.Ç..’ın eylemleri birebir aynı ağırlıkta ise şimdiki gibi karar verilmeli, eylemlerin birbirinden farklı ağırlıkta olduğunun tespit edilmesi durumunda da davacının eylemlerinin haklı veya geçerli fesih sebebi oluşturup oluşturmayacağı yönünden dosyalar ve 26.10.2012 tarihli bilirkişi heyeti raporu birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının feshe bağlı kıdem ve ihbar tazminatı alacakları yönünden, bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.