YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18414
KARAR NO : 2014/21313
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
Mahkemesi : Konya 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 08/04/2014
Numarası : 2012/411-2014/142
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş aktinin davacı işçi tarafından ücretinin tam ve nakit olarak ödenmemesi nedeniyle feshedildiği iddiasına dayalı kıdem tazminatı ile fazla mesai, milli bayramlarda çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece iş aktinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle kıdem tazminatına, bilirkişi raporunda hesaplanan ücret, yıllık izin ücretlerine ve (%50) hakkaniyet indirimi yapılan ulusal bayram genel tatil ücreti ile ıslaha karşı zamanaşımı def’i gözetilerek hesaplama yapan ek bilirkişi raporu esas alınarak yine (%50) indirim uygulanan fazla mesai ücretine hükmedilmiştir.
Dava dilekçesi içeriğinde davacı taraf, “Şu an için alacakların miktarı tam olarak belirli olmadığından ve konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle hesaplamanın yapılacak olması sebebiyle şimdilik” şeklinde ki anlatımla alacak taleplerini bildirmiş ve 01.10.2013 günlü harçlandırılmış dilekçe ile miktar arttırımında bulunmuştur. Dava dilekçesindeki anlatım biçimi dikkate alındığında davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesi gerekir.
Somut olayda, tüm bu açıklamalar dikkate alındığında dava konusu fazla mesai ücreti alacağı istemi için de HMK m.109/2 anlamında talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli olduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Davanın 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olması nedeniyle, davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesi ve ıslah edilen miktarlar yönünden de zamanaşımının dava açılması ile kesildiği gözetilerek ıslaha karşı yapılan zamanaşımı savunmasının dikkate alınmaması gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme ile zamanaşımı süresinin ıslah tarihine göre belirlenerek hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
3- Mahkemece davacının fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacakları tanık beyanları ile ispatlandığından (%50)’şer oranında hakkaniyet indirimi yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre davacı 21.12.2000 ile 28.05.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışmış olup çalışma süresi ve yaptığı iş dikkate alındığında mahkemece yapılan (%50) oranındaki hakkaniyet indirim miktarı fazladır. Şu haliyle, daha uygun bir oranda hakkaniyet indirimi yapılması için karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.