Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/12137 E. 2014/21326 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12137
KARAR NO : 2014/21326
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

Mahkemesi : Antalya 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 03/10/2013
Numarası : 2012/744-2013/231

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davalı aleyhine 10.000 TL taahhüt bedeli ile eğitim gideri ve ihbar tazminatının tahsili için icra takibi başlatıldığını, icra dosyası borçlusu F.. B.. tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durduğunu bu sebeple icra dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iş akdini haklı sebeple sonlandırdığını, davacının taleplerinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının askere gitmek için iş yerinden ayrıldığı bu sebeple davacı bankanın taleplerinin yersiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık işçiye verilen eğitim karşılığında yapılan masraflardan işçinin sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.
İşverence işçiye verilen eğitim, işçinin işyerinde mal ve hizmet üretimine katkı sağlaması sebebiyle işveren yararına olmakla birlikte, verilen eğitim sayesinde işçi daha nitelikli hale gelmekte ve ileride daha kolay iş bulabilmektedir. Bu nedenle işçiye masrafları işverence karşılanmak üzere verilen eğitim karşılığında, işçinin belirli bir süre çalışmasının kararlaştırılması mümkündür. İşçinin de verilen eğitim karşılığında işverene belirli bir süre iş görmesi, işverene olan sadakat borcu kapsamında değerlendirilmelidir. Verilen eğitimin karşılığında yükümlenilen çalışma süresinin de eğitimin türü ve masrafları ile uyumlu olması gerekir. Buna karşın, işçiye 4857 sayılı İş Kanununun 78’inci ve devamı maddelerine göre, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri kapsamında verilmesi gereken eğitimlere ait giderler istenemez.
İşçiye verilen eğitimin karşılığında işverence yapılan masraflar o işçiye özgü olmalı ve yazılı delille ispatlanmalıdır. İşverenin toplu olarak verdiği eğitimler sebebiyle yapmış olduğu giderlerin işçi başına düşen tutarı, aynı dönemde eğitim alan işçi sayısına bölünmek suretiyle belirlenir. İşçiye verilen eğitim ile ilgili olduğu belirlenmeyen giderlerden işçi sorumlu olmaz.
İşyerinin devri halinde de işçinin eğitim gideri karşılığında belirli bir süre çalışma yükümü devam eder. Bu konuda yükümlülüğün ihlali halinde devralan işverenin de eğitim giderlerini talep hakkı bulunmaktadır.
İşçinin geçici iş ilişkisi kapsamında çalıştırıldığı süre de eğitim karşılığı yükümlü olduğu çalışma süresinden sayılır.
İşverence işçi adına yapılan eğitim giderlerinin tamamı yerine, işçinin çalıştığı ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirim yapıldıktan sonra kalan miktarının tahsiline karar verilmesi gerekir. Gerçekten işçi, eğitimden sonra çalışmayı yükümlendiği sürenin bir kısmında çalışmış ise işverene bu konuda katkı sağlamış olmaktadır. İşçinin yükümlü olduğu sürenin tamamında çalışılmış olunması halinde ise, işverence eğitim giderleri istenemez
Somut olayda, taraflar arasında 04.04.2010 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi yapıldığı, davalı işçinin çalışma süresi içerisinde eğitime tabi tutulduğu, hizmet sözleşmesi ekinde 04.04.2010 tarihinde imzalanan taahhütnameye göre işçi katıldığı bu eğitimler sonrası göreve başlamaz veya göreve başladıktan sonra 5 yıl içinde bankadan istifa ile ayrılır ya da bankaca iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilir ise işçinin verilen eğitim ve konaklama bedelini ödeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı 15.07.2011 tarihinde 5 yıllık süre dolmadan istifa ederek işten ayrılmış ve istifa dilekçesinde sadece görevinden istifa ettiğini belirtmiş, askerlikle ilgili herhangi bir bilgiye yer vermemiştir. Cevap dilekçesinde ise askerlik durumunu istifa dilekçesinde yazmayı sehven unuttuğunu beyan etmiştir. Davalı 15.07.2011 tarihinde istifa etmiş ve 31.7.2011 tarihinde askere gitmiştir. Ancak davalının işe girerken davacı bankaya vermiş olduğu askerlik belgesinde 30.11.2012 tarihine kadar tecilli olduğu yazmaktadır. Bu nedenle davacı işveren banka davalının işe girdiği tarihte 30.11.2012 tarihine kadar askerliğinin tecil edilmiş olduğunu ve bu bağlamda taahhütnamede belirtildiği şekilde 5 yıl boyunca bankada görev yapamayacağını bilmektedir. Davalı tecil tarihinden daha önceki bir tarihte istifa ederek askere gittiğinden istifa tarihi olan 15.07.2011 tarihi ile tecil süresinin sonu olan 30.11.2012 tarihi arasındaki 1 yıl 4 ay 15 günlük süreye isabet eden eğitim ve konaklama giderlerinden davalının sorumlu olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki ilkelere göre davacı işverenin davalı işçi için yaptığı eğitim ve konaklama giderinin istifa tarihi ile askerliğin tecil edildiği tarihe kadar olan süre yönünden çalışılmaması nedeniyle bu süreye isabet eden bölümünün istenmesi mümkündür. İşverenin toplu olarak verilen eğitimler sebebi ile yaptığı giderlerin işçi başına düşen tutarı aynı dönemde eğitim alan işçi sayısına bölünmek sureti ile belirlenir. Dosya kapsamında yer alan fatura ve makbuzlarda belirtilen tutarların sadece davalının eğitimi için değil diğer çalışanlar içinde olduğu açıktır. Eğitim gören tüm çalışanlar için toplu ödeme yapıldığı anlaşılmakla birlikte, bu fatura ve makbuzların hangi eğitim dönemine ilişkin olarak düzenlendiği ve ilgili dönemde kaç işçiye eğitim verildiği de araştırılarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak bir işçiye isabet eden miktarın 5 yıl için öngörüldüğü kabul edilerek 1 yıl 4 ay 15 günlük süreye isabet eden miktar yönünden davanın eğitim ve konaklama gideri yönünden kabulü gerekirken aksi düşünce ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.