YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18385
KARAR NO : 2014/20672
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
Mahkemesi : Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 06/09/2013
Numarası : 2011/419-2013/886
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesine Belediye Başkanına küfretmesi nedeni ile haklı olarak son verildiğini, iddiaların asılsız olduğunu savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğinin ispat edilemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine 9.Hukuk Dairesi’nin 27.06.2011 tarihli ilamı ile özetle, “…Davacının hizmet döküm cetvelinde 06.05.2000-15.06.2005 tarihleri arasında toplam 1454 gün( 3 yıl 11 ay 29 gün) çalışması gözükmektedir.İşyeri şahsi sicil dosyasından işyerinde geçici işçi olarak çalıştığı,belirli dönemlerde ücretsiz izine çıkarıldığı açıktır.Mahkemenin talebi üzerine belediyeden bir kısım ücretsiz izin belgeleri gönderilmiş,tamamının SSK’da bulunduğu bildirilmiştir.Buna rağmen itibar edilen bilirkişi raporunda SSK kayıtlarına göre hesaplama yapılması gerekirken 06.05.2000-15.06.2005 tarihleri arasında (5 yıl 1 ay 9 gün) kesintisiz çalıştığı kabul edilerek fazla süre üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır.Ayrıca kabule göre de denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, ek hesap raporu aldıktan sonra davanın yeniden kısmen kabulü yönünde hüküm kurmuştur.
İhbar tazminatı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Davacının iş sözleşmesinin fesih şekli itibari ile davacının ihbar tazminatına hak kazandığına dair mahkeme kabulü yerinde ise de, ihbar tazminatının davacının sendika üyesi olması, TİS’den yararlanması nedeni ile TİS’nin 23.maddesine göre 90 hafta üzerinden hesaplanması hatalı olmuştur. İhbar tazminatının kötüniyet ve ihbar tazminatı toplamını (yasal ihbar süresinin dört katı) aşamayacağı ilkesi göz önünde tutularak bulunacak miktardan hakkaniyete uygun bir indirim yapılarak davacıya ödenmesi gereken ihbar tazminatı miktarı belirlenerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
3-Davacı yararına 3 yıllık hizmet süresine göre 60 gün üzerinden yıllık izin ücreti hüküm altına alınmış ise de, dosya içinde bulunan ve davacının 2001 yılına ait olup 15.07.2002-31.07.2002 tarihleri arasında yıllık izin kullanımına ilişkin belediye başkanının oluru bulunan belgenin hesaplamalarda dikkate alınmaması, hükme esas alınan raporda itibar edilmeme nedeninin açıklanmaması doğru olmamıştır. Mahkemece bu belge üzerinde durulmalı, davacıdan diyeceği sorulmalı, gerekirse bordrolar da tetkik edilerek usuli işlemlerin tamamlanmasından sonra davacının anılan tarihler arasında yıllık izin kullanıp kullanmadığı açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
4-Mahkemenin hükmüne uyduğu bozma kararında da belirtildiği halde, bozma sonrası hazırlanan bilirkişi raporu, davacının çıplak ve giydirilmiş yevmiyenin tespitinde denetime elverişli değildir. Bu hususta denetime elverişli, varılan sonuca nasıl ulaşıldığını gösteren verileri içeren ek hesap raporu alınmalıdır.
Yapılacak iş, yukarıda yazılı 2, 3 ve 4 numaralı bozma nedenleri ile ilgili eksiklikleri tamamlamak, ek hesap raporu almak, ihbar tazminatından da uygun bir hakkaniyet indirimi yaparak alacakları davalı yararına oluşan kazanılmış hakları ihlal etmeden hüküm altına almaktır.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 11/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.