Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/10395 E. 2014/21171 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10395
KARAR NO : 2014/21171
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

Mahkemesi : Hatay İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili)
Tarihi : 14/02/2014
Numarası : 2013/1-2014/66

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle davacı tanığı M.. T..’un açtığı Dairemizin 2014/5723 Esasında incelenen dava dosyasında vardiya sistemi olan işyerinde aylık 11 saat fazla çalışma yapıldığı hususunun kabul edildiğinin anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı,davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında feshin kim tarafından yapıldığı ve haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, iş kazası geçirmesi nedeniyle uzun süre raporlu olduğunu, 2 defa dizinden operasyon geçirdiğini, rapor süresi bittikten sonra 03.12.2012 tarihinde iş başı yaptığını, ancak kendisine işten ayrılması için baskı yapıldığını, kendisi usta olmasına rağmen işe ilk başlayan kişilere yaptırılan makine başı işinin verildiğini, kalıp bağlama ve conta kontrol işinin de usta işi olmamasına rağmen kendisine yaptırıldığını, iddia etmiştir. Dosya kapsamından, davacının 12 yıldır süregelen iş akdini eylemli bir şekilde bu nedenle feshettiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Böyle olunca, mahkemece ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi isabetli ise de; davacının fesih nedeninin haklı olup olmadığı hususunda yapılan araştırma yetersizdir.
Davacının iş şartlarında değişiklik olup olmadığı bir başka deyişle kendisine iş kazasından sonra makine başı işi ve kalıp bağlama ve conta kontrol işi verilip verilmediği, verilmiş ise davacıya yaptırılan bu işlerin davacının önceki çalışma pozisyonu ve şartları ve davacının dizinden geçirdiği operasyon ile birlikte değerlendirilerek iş şartlarında ağırlaşmaya neden olup olamayacağı hususunda işyerinde uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak sureti ile anılan hususlara açıklık getirildikten sonra sonuca göre davacı feshinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
3-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu da taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 47’nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2’nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırılabilir.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir.
Dairemizce, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda milli bayram günlerinde çalışma yapıldığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de; davacı tanıklarının işverene karşı davalarının olması nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceğinden ulusal bayram genel tatil alacağı talebinin davalı tanıklarının beyanları doğrultusunda son iki yılda milli bayram günlerinde çalışma olmadığı ancak öncesinde çalışıldığının kabulüyle hesaplama yaptırılarak sonuca gidilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde taraflara iadesine, 19.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.