YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10410
KARAR NO : 2014/21174
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
Mahkemesi : Mersin 3. İş Mahkemesi
Tarihi : 01/04/2014
Numarası : 2013/124-2014/68
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının fazla çalışma ücretinin ödenmemesi ve yıllık izinlerinin kullandırılmaması nedeniyle haklı olarak iş akdini sonlandırdığını öne sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini ve yıllık izinlerinin kullandırıldığını, bu nedenle işçi tarafından yapılan feshin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının fazla çalışma ücretinin ödenmemesi ve yıllık izinlerinin kullandırılmaması nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiği, davacıya her ay 34 saat fazla çalışma ücreti ödenmiş ise de davacının ayda 34 saati aşan fazla çalışmasının bulunduğu, kullandırılmayan yıllık izin günlerinin olduğu gerekçesiyle davanın, kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraf tanıklarının anlatımına özellikle davalı tanığı vardiya amiri S.. K..’nın beyanına göre davacının haftada ortalama 19,5 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edilmiş ise de; davacı tarafın 08.10.2013 tarihli cevaba cevap dilekçesinde emsal olarak dayanmış olduğu Mersin 2. İş Mahkemesi’nin 2011/271 Esas sayılı dosyasında verilen karar Yargıtay 22. Hukuk Dairesi tarafından onanmış olup onanan bu dosyanın bilirkişi raporunda davalı işyerinde 2 vardiya olduğu, gündüz vardiyasının 07.30-18.30, gece vardiyasının 18.30-7.30 olduğu, gündüz vardiyasında çalışanların 6 gün, gece vardiyasında çalışanların 5 gün çalışmasının olduğu, bu nedenle gündüz vardiyasında 11 saat çalışma 1.5 saat ara dinlenme olduğu ve haftada 12 saat fazla çalışıldığı; gece vardiyasında ise 13 saat çalışma olduğu, 2 saat ara dinlenme olduğu, gece vardiyasnın 7.5 saati geçemeyeceği bu nedenle gece vardiyasında haftada 17.5 saat fazla çalışma olduğu, böylece haftada ortalama 15 saat fazla çalışıldığı kabul edilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece, fazla çalışma süresi emsal dosyadaki gibi haftada ortalama 15 saat kabul edilerek, ödendiği davacı tarafın kabulünde olan aylık 34 saat fazla çalışma süresinin haftalık 15 saat fazla çalışma yapıldığı kabulüne göre yapılacak hesaplamadan mahsup edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 19.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.