Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/10062 E. 2014/21188 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10062
KARAR NO : 2014/21188
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

Mahkemesi : Adana 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 19/03/2014
Numarası : 2012/145-2014/216

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde daha önce çalışıp ayrılan bir işçinin davasında 05.03.2012 tarihinde tanıklık yapması nedeniyle 06.03.2012 tarihinde işbaşı yaptırılmayarak iş akdinin işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, gece çalışma ücreti ve kötüniyet tazminatı alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı S.. Ö..Güvenlik Şirketi, davacının 05-06-07/03/2012 tarihlerinde mazeretsiz işe devam etmemesi nedeniyle iş akdinin işverence haklı nedenle feshedildiğini, davalı S..-..şirketi ise davacı ile aralarında iş akdi bulunmadığını, diğer davalı şirket ile aralarında özel güvenlik hizmeti alım sözleşmesi yapıldığını, davacının diğer davalı şirketin işçisi olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin işveren tarafından feshedildiği gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ve genel tatil ücreti taleplerinin kabulüne, diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; davacının davalı işyerinde 12 saatlik vardiyalar halinde çalıştığı Dairemizce incelemesi yapılan emsal 2013/3902 E. sayılı dosyası ve emsal dosyaya sunulan Bölge Çalışma Müdürlüğü raporundan anlaşılmakta olup bu nedenle bilirkişi tarafından aynı şekilde yapılan hesaplama yerindedir. Ancak dosyaya sunulan ve davacının imzasının bulunduğu ücret bordrolarının bir kısmında fazla mesai ücreti tahakkuku bulunmakta olup tahakkuk olan ayların fazla mesai hesabından dışlanması gerekirken bu bordrolar dikkate alınmadan yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.