YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13570
KARAR NO : 2014/20969
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
Mahkemesi : Amasya İş Mahkemesi
Tarihi : 16/05/2014
Numarası : 2013/5-2014/220
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Bakanlık vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı Bakanlığın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı, davalı işyerinde depoda işçi olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak sonlandırıldığından bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı şirket, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını, davalı Bakanlık ise husumet itirazında bulunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davacının iş akdinin işveren tarafından, haklı neden olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının fazla mesai alacağı olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı davalı işyerinde depoda işçi olarak çalışmaktadır. Davacı dava dilekçesinde, davacının normal mesaisinin 08.00-13.00 saatleri arasında olduğunu, ancak askerlerin yoğun olduğu zamanlarda ise 08.00-17.00-18.00 saatleri arasında çalışıldığını bildirmiştir. Dosyada dinlenilen davacı tanıkları Z.. B.. ve D.. T.. tarafından, davacının haftanın 5 günü sabah 08:00 akşam 18:00 saatleri arasında çalıştığı, resmi ve dini bayramlarda izinli olduğunu, arefe günü,
yarım gün tatil olduğu yönünde beyanda bulunulmuştur. Bilirkişi tarafından, davacının haftanın 6 günü 05.00 15.00 saatleri arası
10 saat çalıştığı, bu süreden 1 saat ara dinlenme süresini indirilmesi sonrasında haftalık fazla çalışmasının 9 saat olduğu kabulüyle hesaplama yapılmış ve fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları hesaplanmış, ne davacının ne de tanıkların bildirdiği saatler esas alınmamıştır. Bu nedenle, bu raporu esas alarak verilen hüküm isabetsiz olmuştur.
HMK’nun 26.maddesine göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Yapılacak iş; davacının, dava dilekçesindeki talebi de dikkate alınarak taleple bağlı kalınması gerektiği gözönünde tutularak gerçek mesai saatlerine göre yeniden rapor aldırmak ve buna göre fazla mesai alacağı hakkında bir karar vermekten ibarettir.
3- Davacı tanıkları tarafından, davacının ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasının olmadığının beyan edilmesine karşın, davacının ispat edilemeyen ulusal bayram ve genel tatil alacağı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
4- Davacının hizmet cetvelinin incelenmesinde; davalı şirketten ayrıldıktan sonra işyerini devralan … Yemek Sanayi Şirketinde 16.6.2013 tarihinde işe girişinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki cetvelden ne zaman işten çıktığına dair bilgi bulunmamaktadır.
Yapılacak iş, davacı devralan şirket nezdinde de çalıştığına göre, fesih olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğini, işçinin çalışmasının kesintiye uğrayıp uğramadığını şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlemek; eğer feshin bulunmadığı anlaşılır ve dava tarihi itibariyle davacının devralan işveren yanındaki çalışması devam ediyorsa, feshe bağlı alacaklar olan kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağını talep hakkının bulunmadığı gözetilerek davalı şirket verilen kararı temyiz etmediğinden onun yönünden karar kesinleşmiş olduğundan sadece temyiz eden davalı Bakanlık yönünden bu taleplerinin reddine karar vermek; dava tarihinden önce devralan işveren yanından ayrılmış ise bu ayrılışın kıdem tazminatını hak edecek şekilde sona erip ermediğini belirlemek ve yine sadece Bakanlık yönünden kıdem ve ihbar tazminatı hakkında bir karar vermekten ibarettir.
O halde davalı Bakanlık vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.