Danıştay Kararı 10. Daire 2015/3834 E. 2020/5950 K. 08.12.2020 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2015/3834 E.  ,  2020/5950 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2015/3834
Karar No : 2020/5950

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. ….
DİĞER DAVALI : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki kararının, davalı … Sulama Birliği Başkanlığı tarafından, kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kastamonu ili, Taşköprü ilçesi, … köyü sınırlarında bulunan …. ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacılar tarafından, DSİ Genel Müdürlüğü 23. Bölge Müdürlüğünce yaptırılan ve daha sonra kullanımı … Sulama Birliği’ne devredilen kanaldan tahliyesi sırasında suyun kontrolsüzce boşaltıldığından bahisle arazide meydana geldiği ileri sürülen 71.014,52 TL maddi zararın, idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dosyasının ve alınan bilirkişi raporlarının incelenmesinden, Kastamonu ili Taşköprü ilçesi, … köyü sınırlarında bulunan … ada, …. parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alandaki kanalın tahliyesi sırasında suyun kontrolsüzce boşaltılması nedeniyle zarar oluştuğu, … ada … parselin tescilli yüzölçümünün 11.822,89 m², taşınmaz üzerindeki erozyonla kaybedilen alanın ise 5.013,07 m² olduğu, erozyonla keşif tarihi itibariyle kamulaştırılan alan dışında kalan kaybedilen alanın değerinin 5.013,07 m²x9,76 TL/m²= 48.927,56 TL olarak hesaplandığı, kamulaştırılan alan dışında kalan alanda oluşan üç yıllık (2012-2013-2014) tarımsal maliyet artışı tutarının 1.908,45 TL , parsel üzerinde bulunduğu iddia edilen ağaçların toplam değerinin ise 3.745,00 TL olduğu dikkate alındığında davacının uğradığı zararın 54.581,01 TL(48.927,56 TL + 1.908,45 TL +3.745,00 TL ) olarak hesaplandığı, bu haliyle tazminat olarak istenen 71.014,52 TL’nin 16.433,01 TL’lik kısmının reddi, 54.581,01 TL’lik kısmının ise idareye başvurulduğu 24/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Karadere Sulama Birliği Başkanlığı tarafından; zararın sulama kanalının hatalı yapılmasından kaynaklandığı, kanalın da Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapıldığı, dolayısıyla kurumlarının bir sorumluluğu ve kusuru bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

A) Temyiz istemine konu Mahkeme kararının, zarar gören ağaçların toplam bedeli olan 3.745,00 TL ile kamulaştırılan alan dışında kalan alanda üç yıllık tarımsal maliyet artış tutarı olan 1.908,45 TL zararın tazminine ilişkin kısım yönünden incelenmesi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, zarar gören ağaçların toplam bedeli olan 3.745,00 TL ile kamulaştırılan alan dışında kalan alanda üç yıllık tarımsal maliyet artış tutarı olan 1.908,45 TL zararın tazminine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyiz istemine konu Mahkeme kararının, kamulaştırılan alan dışında kaybedilen alanın değeri karşılığında 48.927,56 TL zararın tazminine ilişkin kısım yönünden incelemesi:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Kastamonu ili, Taşköprü ilçesi, … köyü sınırlarında bulunan … ada, …. parsel sayılı
taşınmazın maliki olan davacılar tarafından, DSİ Genel Müdürlüğü 23. Bölge Müdürlüğü’nce yaptırılan ve daha sonra kullanımı … Sulama Birliği’ne devredilen kanalın tahliyesi sırasında suyun kontrolsüzce boşaltılması nedeniyle taşınmazda, 71.014,52 TL maddi zarar meydana geldiği ileri sürülmüştür.
Davacılar tarafından, adli yargıda açılan tespit davasında Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, anılan bilirkişi raporunda; sulama kanalının tahliye kapağından tazyikli bir şekilde akan suların, davacıların taşınmazında geniş ve derin yarıklar oluşturduğu, bu yarıkların taşınmazı ikiye böldüğü, olay nedeniyle yıkılan duvarın bedeli, erozyonla kaybedilen (yarık oluşan alanın) alanın değeri, bu alanda bulunan ve zarar gören ağaçların toplam bedeli, oluşan yarığın

doldurulması için yapılacak masraf bedeli, yarık nedeniyle taşınmazın diğer kısımlarında oluşan değer kaybı ve bu kısımlarda meydana gelen tarımsal maliyet artış tutarına karşılık olmak üzere maddi zararlar hesaplanmıştır.
Davacılar tarafından 24/02/2012 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurularak zararın giderilmesi istenilmiş, söz konusu başvurunun reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdarenin üstlendiği kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmekle yükümlü olduğu, hizmetin işleyiş ve ifası sırasında çeşitli sebeplerle gerçek veya tüzel kişilere verilen zararların hukuken geçerli bilgi ve belgelerle ispatlanması şartıyla idarece tazmininin gerekeceği idare ve sorumluluk hukukunun bilinen ilkelerindendir.
İdarenin bir eylem ya da işleminden dolayı tazminatla yükümlü kılınabilmesi için o olayda hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun bulunması zorunludur. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ise, bir zararın mevcut olması ve bu zararın idari bir işlem veya eylemden kaynaklanması, diğer bir ifadeyle, oluşan zararla idari işlem ve eylem arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekmektedir.
İdarenin hukuki sorumluluğunun varlığı ve kapsamı yukarıda aktarılan unsurlar dahilinde oluşmakla birlikte; zararın varlığı ve niceliğinin ortaya konulmasında; maddi olayın tüm unsurlarıyla incelenmesi ve tazmin sorumluluğu açısından bir tespitin yapılması da yargının görevidir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesince, …. tarihinde olay mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen … havale tarihli bilirkişi raporunda; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 23. Bölge Müdürlüğü’nce yaptırılan ve daha sonra kullanımı … Sulama Birliği’ne devredilen sol kanal 16’nın tahliye noktasında taşma neticesinde güney istikametine suyun kontrolsüz bir şekilde boşalarak, Kastamonu ili Taşköprü ilçesi … Köyü sınırları içerisinde bulunan ve mülkiyeti davacılara ait olan dava konusu … ada … parsel nolu taşınmaz üzerinde erozyona sebep olarak ciddi yarıklar ve şevler oluştuğu, 11/10/2011 tarihli fen bilirkişisi raporunda,
(B) harfi ile gösterilen su yarığının, yani erozyonla kaybedilen alanın, yüzölçümü 1.953,96 m² iken keşif tarihinde yapılan tespitte ise 5.013,07 m² olarak ölçüldüğü, 17/11/2011 tarih ve 559 sayılı kamulaştırma kararına istinaden Devlet Su İşleri 23. Bölge Müdürlüğü’nce kısmi kamulaştırmaya tabi tutulan … ada … nolu parselin, … ve … parsellere 30/10/2012 tarihinde ifraz gördüğü, bunlardan … nolu parselinin … tarihinde kamulaştırıldığı, kamulaştırılan … nolu parselin tapuya 14/11/2013 tarihinde 4.376,83 m² yüzölçümlü kanal vasfında tescil edildiği, maliklerin uhdesinde kalan … parselin ise 28/02/2012 tarih ve 82142 sayılı kamulaştırma kararına istinaden 30/12/2013 tarihinde … ada …, …, 205 parseller olarak ifraz gördüğü, … ve 205 parsellerin maliklerin uhdesinde kaldığı, … parselin ise kamulaştırıldığı, … nolu parselin 642,29 m² yüzölçümü ile kanal vasfı ile tescil edildiği, davalı taşınmaz üzerindeki erozyonla kaybedilen alanın 2013 yılında DSİ tarafından (… ve … nolu parseller) kamulaştırıldığı, keşif tarihi itibariyle kamulaştırılan alan dışında 368,92 m²’lik bir alanın zarar gördüğünün tespit edildiği, … ada … parselin tescilli yüzölçümünün 11.822,89 m² olup, parselin toplam arazi değerinin 11.822,89 m²x9,76 TL m²/=115.391,41 TL olduğu, taşınmaz üzerindeki

erozyonla kaybedilen alanın 5.013,07 m², bu alanın değerinin ise, 5.013,07 m²x9,76 TL/m² 48.927,56 TL, 2013 yılında kamulaştırılan (… ada … parsel ve … ada … parsel) alan dışında zarar gören alanın (M3+M11+M8+M10): 368.92 m² olduğu, buna göre kamulaştırılan alan dışında zarar gören alanın değerinin 368.92 m²x9,76 TL/m²=3.600,66 TL olduğu, dava konusu parsel üzerinde oluşan su yarığı ve kamulaştırma işleminin parseli ikiye böldüğü ve bölünme nedeniyle oluşan iki parselin geometrik olarak üçgenimsi bir şekil aldığı, oluşan yeni parsellerin küçülmesi, parçalanması ve şekil bozukluğu nedeniyle bu iki parselde tarımsal mekanizasyonun zorlaşacağı, girdilerin artarak birim alandaki maliyetin yükseleceği, yeni oluşan … ve … nolu parsellerde %20 değer azalışı olacağı, kamulaştırma işlemi sonrası oluşan … ve … nolu parsellerde meydana gelen değer azalışı tutarının toplamının 13.280,96 TL olduğu, parsel üzerinde bulunduğu iddia edilen ağaçların toplam değerinin 3.745,00 TL, erozyonla kaybedilen alanın tamamında oluşan bir yıllık ürün kaybı tutarının 2.935,80 TL, erozyonla kaybedilen alanın tamamında oluşan üç yıllık (2011-2012-2013) ürün kaybı tutarının:2.935,80 TL*3=8.807,40 TL, kamulaştırılan alan dışında kalan alanda oluşan bir yıllık ürün kaybı tutarının 216,05 TL olduğu, kamulaştırılan alan dışında kalan alanda oluşan bir yıllık tarımsal maliyet artışı tutarının 636,15 TL olduğu, kamulaştırılan alan dışında kalan alanda oluşan üç yıllık (2012-2013-2014) tarımsal maliyet artışı tutarının 636,15 TLx3=1.908,45 TL olduğu, yıkılan duvarın bedelinin: 12,00 mx0,60mx0,70 mx75 TL/m3=252,00 TL olduğu, yapılan incelemede, yıkılan ve tespit günü görülemeyen duvarın, tarif edilen konumuna göre kamulaştırılan alanda kaldığı, taşınmazda zarar gören kısmın doldurulması, suyun akış yönü boyunca kanal yapılması durumunda maliyetin 68.250,00 TL olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
İdare Mahkemesince, bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davacıların mülkiyetinde bulunan … ada 43 parselin tescilli yüzölçümünün 11.822,89 m², taşınmaz üzerindeki erozyonla kaybedilen alanın 5.013,07 m², erozyonla keşif tarihi itibariyle kamulaştırılan alan dışında kalan kaybedilen alanın değerinin 5.013,07 m² x9,76 TL/m²= 48.927,56 TL, kamulaştırılan alan dışında kalan alanda oluşan üç yıllık (2012-2013-2014) tarımsal maliyet artışı tutarının 1.908,45 TL, parsel
üzerinde bulunduğu iddia edilen ağaçların toplam değerinin 3.745,00 TL olduğu dikkate alındığında davacının uğradığı toplam zararın 54.581,01 TL(48.927,56 TL + 1.908,45 TL +3.745,00 TL) olduğu gerekçesiyle tazminat olarak istenen 71.014,52 TL’nin 16.433,01 TL’lik kısmı yönünden davanın reddine, 54.581,01 TL’lik kısmının ise idareye başvurulduğu 24/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Söz konusu bilirkişi raporu ve dava dosyası bir bütün halinde incelendiğinde; 11/10/2011 tarihli fen bilirkişisi raporunda, sulama kanalının kapağından akan tazyikli sular nedeniyle taşınmazda oluşan su yarığının, yani erozyonla kaybedilen alanın yüzölçümü 1.953,96 m² iken, Mahkemece 07/03/2014 tarihinde yapılan keşifte, 5.013,07 m² olarak ölçüldüğü, erozyonla kaybedilen alanda, 17/11/2011 tarih ve 559 sayılı kısmi kamulaştırma kararı alındığı, bu karara dayanılarak taşınmazın ifraz edilmesi sonrasında oluşan … nolu parselin tapuya 14/11/2013 tarihinde 4.376,83 m² yüzölçümlü kanal vasfında tescil edildiği, davacıların uhdesinde kalan … parselin ise … tarih ve … sayılı kamulaştırma kararına istinaden … tarihinde … ada …, …, … parseller olarak ifraz gördüğü, … ve … parsellerin maliklerin uhdesinde kaldığı, … parselin ise kamulaştırıldığı, … nolu parselin 642,29 m² yüzölçümü ile kanal vasfı ile tescil edildiği, diğer bir ifadeyle taşınmaz üzerindeki erozyonla kaybedilen alanın 2013 yılında davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından (… ve … nolu parseller)

kamulaştırıldığı, keşif tarihi (07/03/2014) itibariyle kamulaştırılan alan dışında 368,92 m²’lik bir alanın daha zarar gördüğünün tespit edildiği, kamulaştırılan alan dışında zarar gören alanın değerinin ise 368.92 m² x9,76 TL/ m²=3.600,66 TL olduğu görülmektedir.
Bu durumda, erozyonla kaybedilen 5.013,07 m² yüzölçümlü alanın, 2013 yılında davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığı, keşif tarihi (07/03/2014) itibariyle kamulaştırılan alan dışında 368,92 m²’lik bir alanın daha zarar gördüğünün tespit edildiği dikkate alındığında, İdare Mahkemesince, taşınmazın kamulaştırılan alan dışında kalan 368,92 m²’lik kısmına karşılık gelen değerinin tazminine karar verilmesi gerekirken kamulaştırılan alan dışında kalan kaybedilen alanın 5.013,07 m² olduğu kabul edilmek suretiyle bu kısımla ilgili olarak 48.927,56 TL zararın tazminine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerden Karadere Sulama Birliği’nin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyize konu kabule ilişkin kısmının kamulaştırılan alan dışında kaybedilen alanın değeri karşılığında …TL zararın tazminine ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA, diğer kısımları yönünden ONANMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.