Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/19050 E. , 2020/5345 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/19050
Karar No : 2020/5345
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde …Motorlu Araçlar İnşaat ve
Kiralama Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek kabule ilişkin hüküm fıkrasının davalı idarece bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2012 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 2012/2,3,5,6,7,8,10,11 dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı hakkında yapılan tarhiyatların dayanağı matrah kalemlerinden birinin bir kısım araç satışlarına ilişkin satış belgelerinin gerçek satış tutarından eksik düzenlenmesi suretiyle kazanç ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen hasılattan oluştuğu, söz konusu hasılatın davacı şirketin, 2012 yılında beyan etmiş olduğu araçların alış bedelleri üzerine şirket temsilcisinin beyanı esas alınarak sıfır kilometre araçlarda %5, ikinci el araçlarda %1 ortalama kâr oranı eklenerek araçların olması gereken satış bedellerinin hesaplandığı, olması gereken satış bedelleri ile davacı şirketçe beyan edilen satış bedelleri arasındaki fark tutar olarak tespit edildiği görülmüş ise de, Türk Vergi Hukukunda maliyetlerinin altında satış yapılamayacağına dair bir düzenlemeye ya da maliyetin altında satış yapılması halinde maliyete belirli bir kâr oranı uygulanarak satış hasılatının tespit edilebileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmediği, ayrıca sadece alış tutarından altındaki satışları için değil, alış tutarına çok yakın satışlar ile alış tutarının üzerindeki satışlar için dahi bahsi geçen karlılık oranının uygulandığı, öte yandan araçların kimlere satıldığı belli olup araçları satın alanlar nezdinde yapılacak bir araştırma ve inceleme ile araçların hangi bedelle satıldığının, satış tutarlarının düşük miktarlı fatura düzenlenmek suretiyle düşük gösterilip gösterilmediğinin araştırılması ve ortaya konulması gerekmekte iken, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karlılık oranından hareketle satış hasılatının tespiti yoluna gidilmesinde ve tespit edilen söz konusu tutarın matrah farkı olarak dikkate alınarak davacı şirketçe beyan edilen ilgili dönem katma değer vergisi matrahlarına eklenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, yapılan tarhiyatların dayanağı diğer matrah kaleminin, yevmiye defterindeki satışlar toplamından daha fazla gelir tablosunda fiktif olarak yapıldığı belirtilen 697.000,00 TL tutarındaki satıştan oluştuğunun görüldüğü, her ne kadar söz konusu satışların kurumlar vergisi matrahına dahil edilerek kurumlar vergisi ödendiği halde katma değer vergisinin ödenmediği belirtilmiş ise de, vergi inceleme raporunda söz konusu satışların dönem kârının zarara dönmesine engellemek veya kârın daha düşük gösterilmesinin önüne geçmek için fiktif olarak yapıldığının belirtildiği, dolayısıyla katma değer vergisine tabi gerçek bir mal ve hizmet teslimi bulunduğunun somut verilerle davalı idarece ortaya konulmadığı görüldüğünden, söz konusu tutarın matrah farkı olarak, davacı şirketçe beyan edilen ilgili dönem katma değer vergisi matrahlarına eklenmesinde de hukuka uyarlık bulunmadığı, tarhiyatların dayanağı bir diğer matrah kaleminin ise, bir adet aracın belgesiz olarak satılması suretiyle kazanç ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen hasılattan oluştuğu, söz konusu aracın belgesiz satılmış olduğunun kaydi ve fiili envanter çalışması neticesinde tespit edildiği, davacı şirket temsilcisi tarafından söz konusu aracın satış faturasının düzenlendiği halde defter kayıtlarına hasılat olarak kaydedilmediğinin ve beyanlara yansıltılmadığının ve satış tutarının 118.644,07 TL olduğunun kabul edildiği, dolayısıyla söz konu tutarın matrah farkı olarak, ilgili dönem katma değer vergisi matrahına eklenmesinde ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı tespit edilen davacı adına tesis edilen işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idare tarafından Vergi Mahkemesi kararının 697.000,00 TL matrah farkına isabet eden cezalı tarhiyata ilişkin kısmına yönelik olarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın buna ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Davalı idarenin diğer temyiz istemine gelince;
Dava konusu cezalı tarhiyatın matrahın hesaplanması yönünden bağlı olduğu ve davacı adına 2012 yılı için re’sen tarh edilen kurumlar vergisi ile bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının …TL matrah farkına isabet eden cezalı tarhiyata ilişkin kısmı, Dairemizin 08/12/2020 tarih ve E:2016/13648, K:2020/5344 sayılı kararıyla bozulduğundan, söz konusu matrah farkına isabet eden cezalı tarhiyat hakkında, anılan bozma kararı üzerine oluşan hukuki durum dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının …TL matrah farkına isabet eden cezalı tarhiyata ilişkin kısmının oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının …TL matrah farkına isabet eden cezalı tarhiyata ilişkin kısmının oybirliğiyle BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/12/2020 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı adına, 2012 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 2012/2,3,5,6,7,8,10,11 dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergileri ve bir kat kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davayı kısmen kabul, kısmen reddeden Vergi Mahkemesi kararının kabule ilişkin hüküm fıkrası davalı idarece temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, otomobillerin perakende ticareti faaliyetiyle iştigal eden davacı şirket hakkında 2012 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde katma değer vergisi yönünden …tarih ve …sayılı Vergi İnceleme Raporu’nun düzenlendiği, söz konusu raporda, mükellefin 2012 yılı yevmiye defterindeki 600-Yurtiçi Satışlar Hesabının toplamının 10.887.976,82 TL olduğu, ancak gelir tablosundaki 600-Yurtiçi Satışlar Hesabının toplamının ise 11.584.976,82 TL olduğu ve aradaki fark tutar olan 697.000,00 TL tutarındaki satışların, yevmiye defterinde 153-Ticari Mallar hesabına zaten stok olarak kaydedildiği ve 621-Satılan Ticari Mallar Maliyetinin içinde yer aldığı, ancak dönem karının zarara dönmesini engellemek veya karın daha düşük gösterilmesinin önüne geçmek için hayali (fiktif) satışların olduğu, bu satışların gelir tablosu hesabında görüldüğü ve kurumlar vergisi matrahına dahil edilip kurumlar vergisi ödendiği, ancak söz konusu tutara isabet eden katma değer vergisinin ödenmediği, konuyla ilgili olarak mükellef kurum temsilcisinin “söz konusu hatanın sehven yapıldığı” yönünde beyanda bulunduğu tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Buna göre, dava konusu 697.000,00 TL matrah farkına isabet eden cezalı tarhiyata yönelik olarak, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan tespitlerden, söz konusu hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığı anlaşıldığından, Vergi Mahkemesi kararının anılan kısmının da bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.