YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14853
KARAR NO : 2014/22253
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
Mahkemesi : Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 27/11/2013
Numarası : 2012/209-2013/559
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı ve ücrete hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık vardır.
Davacı vekili dilekçesinde; Ankara … Noterliğinin 29/03/2011 tarih 7996 yevmiye nolu sözleşmesi ile sorumlu teknik yönetici sıfatı ile davalı ile çalıştığını, davalının işyerinde Gıda Nizamnamesine aykırı üretim yapması, kendisinden habersiz olarak peynir üretmesi sebepleri ile haklı olarak Ankara … Noterliğinin 31/10/2011 tarih 30274 yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshettiğini, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalının ise getirmediğini, bu sebeple haklı bir fesih olduğunu, pazar çalışmasına rağmen bu ücretinin, yemek ücretinin ödenmediğini, 23/03/2011-31/10/2011 tarihleri arasında davalı şirkette çalışmasına rağmen bu ücreti ödenmediğinden ücret alacağının, hafta tatili ücreti ve yemek ücretinin ödenmesini talep etmiştir.
Davalı kendilerinin yardım ile kurulduğunu, bir müddet çalıştıklarını ancak ekonomik sıkıntıya düştüklerini, … Yörük Firması ile anlaşarak fason peynir üretimi yaptıklarını, ancak üretim yapabilmeleri için mühendis çalıştırmaları gerektiğini, firmanın talebi üzerine davalı ile anlaştıklarını ancak davalının hiç fabrikaya gelmediğini, … Türk’e ait pizza fabrikasında çalıştığını, diğer iddialarında tamamen gerçek dışı olduğunu belirtmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 37’nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
4857 sayılı Yasanın 32’nci maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır.
Somut olayda taraflar arasında 29.03.2011 tarihli sorumlu teknik yönetici sözleşmesi imzalanmıştır. Her ne kadar mahkemece davacının davalı işyerinde çalışmadığı, davacının aslında fason üretim yapılan … Yörük Şirketinde çalıştığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmişse de davacı tarafından Gerede Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2012/208 Esas ve 2013/175 Karar nolu hizmet tespit davasıyla davacının davalı işyerinde SGK kayıtlarına uygun olarak 09.04.2011 ve 02.10.2011 tarihleri arasında çalıştığı hususu kesinleşmiştir. Söz konusu çalışma dönemi için işveren tarafından ücretlerin ödendiği hususu ispatlanamadığına göre bu dönem için davacının ücret taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.