Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/19227 E. 2014/22276 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19227
KARAR NO : 2014/22276
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

Mahkemesi : Mersin 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 20/05/2014
Numarası : 2012/318-2014/256

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında, davacının hizmet süresi çelişmelidir.
Davacı işçi Kasım 2007 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığını iddia ederken davalı ise davacının 31.03.2008 tarihinde işe başladığını savunmuştur.
Dinlenen davalı tanıklarından bir kısmı 5 yıldan beri işyerinde çalıştıklarını, işe başladıklarında davacının çalışmakta olduğunu beyan etmişlerdir.
Davacının çalışma süresine ilişkin en net beyan davacı tanığı İ.. H.. tarafından verilmiş olup bu tanığın beyanına göre davalı işyerinde 2007 yılı Aralık ayında çalışmaya başladığını, davacı ile birlikte işe alındıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece davacının Aralık 2007 yılında çalışmaya başladığı davacı ve davalı tanık beyanları ve dosyadaki delil durumuna göre kabulü ile hizmet süresinin bu tarihten başlatılarak alacakların hesaplanması gerekirken aksi şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
3-Taraflar arasında iş akdinin haklı nedenle feshedilip edilmediği uyuşmazlık konusudur.
Davacı, davalı firmanın servis müdürünün 24.03.2012 tarihinde odasına çağırdığını ve bazı evrakları imzalamasını talep ettiğini, kendisinin de evrakın içeriğini sorduğunda bütün sosyal haklarından feragat ettiğini ve iş sözleşmesinin de sona erdirilmesini içerdiğini öğrendiğini, işverenin kendisine evrakı imzaladığı takdirde yeniden iş verileceğini şifai olarak taahhüt ettiğini, evrakı imzalamayacağını, sosyal hak ve tazminat taleplerini kanuni yollardan alacağını belirtmesi üzerine de işverenin iş sözleşmesini feshettiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı ise davacının 19-20-21 Mart 2012 tarihlerinde hiçbir mazeret bildirmeksizin işyerine gelmediğini, iş sözleşmesinin de bu nedenle devamsızlık nedeniyle haklı feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı tanığı İ.. H.. ve S. K.. davacı iddiası gibi beyanda bulunmuş, davalı tanıkları ise davacı ve arkadaşlarının imzalatılmak istenen belgeyi imzalamadıklarını ve ertesi gün/günlerde işe gelmediklerini beyan etmişlerdir.
Davacının, tanığı İ. H.. tarafından açılan işçilik alacaklarına dair Mersin 4. İş Mahkemesinin 15.05.2014 tarih ve 2012/710 E-2014/140 K. sayılı dosyasında davacı tanığı olarak “…biz 19’dan itibaren işe gitmedik…” şeklinde beyanı bulunduğu ve bu dosyanın henüz Dairemizce temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür.
Görüleceği üzere gerek davacı asilin tanık olarak beyanı, gerekse davacı ve davalı tanıklarının beyanlarından davacının 19 Mart 2012 tarihinden itibaren işyerine gitmediği, davacının davalı tanık beyanlarından dahi haftalık 4,5 saat fazla çalışma yaptığının sabit olduğu ancak ücretinin ödendiğinin davalı işverence usulünce ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı işçi tarafından ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı Yasanın 24/2-e fıkrası kapsamında işçinin haklı nedenle feshi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinden kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın hatalı değerlendirme sonucu davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığının kabulü ile kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 09/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.