Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/11997 E. 2014/19910 K. 31.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11997
KARAR NO : 2014/19910
KARAR TARİHİ : 31.10.2014

Mahkemesi : Bursa 8. İş Mahkemesi
Tarihi : 11/04/2014
Numarası : 2012/251-2014/287

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü;
Davacı; davalı işyerinde 28.03.2007- 13.12.2011 tarihleri arasında aralıklı olarak davalı idarenin taşeronlarında şoför olarak çalıştığını, iş akdinin davalı şirket tarafından haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında dava konusu alacaklardan hangi davalının sorumlu olduğu, diğer bir deyişle husumetin hangi davalıya yöneltilebileceği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır .
Davacı 28.03.2007-13.12.2011 tarihleri arasında “Orhaneli Göynükbelen Göleti ve Pe Borulu Sulama İnşaatı” işinde aralıklı olarak davalı idarenin taşeronu olan G.. G.. bünyesinde olan davalı şirketlerde çalıştığını iddia etmiştir.
Davalılardan DSİ, kendilerinin ihale makamı olduğunu ve kendilerine husumet düşmeyeceğini, davalı Birsu Ltd. Şti. davacının hiçbir zaman kendi şirketlerinde çalışmadığını, dolayısıyla kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, diğer davalı G.. Ltd. Şti. ise çalışmayı kabul ederek ihale bitimi nedeniyle iş akdinin sonlandığını bildirmiştir.
Mahkemece, davalı DSİ ile diğer davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğunun kabulü ile dava konusu alacaklardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları şeklinde hüküm kurulmuştur.
Somut olayda en başta davalı DSİ ile diğer davalılar arasındaki ilişki kesin olarak belirlenmemiştir. Eğer davalı DSİ davacının çalışmış olduğu gölet inşaatını anahtar teslim usulü ile davalılara ihale etmiş ise, davalı DSİ’nin ihale makamı olarak kabul edilip, sorumluluğu 4857 sayılı İş Kanununun 36. maddesi gereği 3 aylık ücret alacağı ile sınırlı olacaktır. Fakat davalı DSİ davacının çalıştığı işyerinde kendisi de işçi çalıştırmış ise diğer davalılar ile asıl-alt işveren ilişkisi mevcut olacağından tüm alacaklardan diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır.
Diğer yandan davalı B.. Ltd. Şti. ile G.. Ltd. Şti. arasındaki ilişki dosya kapsamında ortaya konulmamış olmasına ve davacının SGK hizmet cetveline göre davalı B.. Ltd. Şti.’de hiçbir çalışması gözükmemesine rağmen, bu şirketin dava konusu alacaklardan sorumlu tutulmuş olması da doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, davalılar arasında yapılmış olan ihale sözleşmesini getirtmek ve tanıkları bu hususta tekrar dinlemek suretiyle ihale sözleşmesinin anahtar teslim işi niteliğinde olup olmadığı ortaya koymaktır. Ayrıca Ticaret Sicil kayıtları getirtilerek ve yine davacının B.. Ltd. Şti.’de çalışması olup olmadığı husunda tanıklar dinlenilerek davalı şirketler arasındaki ilişki araştırılmalı ve çıkacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 31.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.