YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10264
KARAR NO : 2014/1577
KARAR TARİHİ : 23.01.2014
Tebliğname No : 4 – 2011/195284
MAHKEMESİ : Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/12/2010
NUMARASI : 2010/5 (E) ve 2010/599 (K)
SUÇ : Eziyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2009 gün, 2009/1-85-242, sayılı 08.06.2010 gün, 2010/1-35-140 sayılı ve 14.06.2011 gün, 2011/1-44-122 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi; 5271 sayılı CMK.nun “şüpheli veya sanığın birden fazla olması halinde savunma” başlığını taşıyan 152. maddesi, “yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafiye verilebilir” hükmünü taşı- maktadır.
1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde avukatın, aynı işte menfaati zıt olan bir tarafa vekalet etmesi halinde, gelen işi reddetmesi zorunluluğu getirilmiş ve Türkiye Barolar Birliğince kabul edilen avukatlık meslek kural- larının 35. maddesinde de, “Avukat aynı davada birinin savunması öbürünün savunmasına zarar verebilecek durumda olan iki kişinin birden vekaletini kabul edemez” kuralına yer verilmiştir.
Ceza yargılamasında sanığın en önemli hakkı savunma hakkı olup bu hak hiçbir şekilde kısıtlanamaz AİHM’sinin 6. maddesinde adil yargılanma hakkı düzenlenmiş olup her sanık avukat yardımından yararlanmak hakkına sahiptir. Bu hak; hiçbir kısıtlama, kaygı, kuşku olmaksızın kullanılmalıdır. Müdafii, savunma görevini yerine getirirken diğer bir müvekkili aleyhine sonuç doğması olasılığını gözeterek savunmadan
ve delil sunmaktan vazgeçmemelidir. Bu nedenle sadece yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafiide birleşebilecektir. Savunmada menfaat zıtlığını dar anlamda yorumlamamak gerekir. Burada önemli olan, savunmanın hiçbir şekilde zafiyete uğramamasıdır. Nitekim öğretide de aynı görüş benimsenmiş, şüpheli veya sanıklardan birisinin savunulması ancak diğer sanığın suçlanmasıyla sağlanabiliyorsa, çıkarların çatıştığı ve müdafilerinin değişik kişiler olması gerektiği belirtilmiştir. (Prof. Dr. Nur Centel–Doç. Dr. Hamide Zafer, Ceza Muhakemesi Hukuku, 6. Bası sh. 170) Uygulamada da, birlikte suç işlediği iddia edilen sanıkların müdafiiliğinin aynı avukat tarafından üstlenilmesi halinde, bu durumun sanıklar arasındaki menfaat çatışması nedeniyle, bazı sanıkların savunmaları bakımından zafiyet yaratacağı ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağı kabul edilmiştir.
Somut olayda; 07.12.2009 tarihinden önce eziyet suçunu işledikleri iddia edilen suça sürüklenen çocukların aynı müdafi tarafından temsil edildiği, bu durumun da savunmada zafiyet yaratabileceği cihetle, aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların, savunmalarının farklı müdafiiler tarafından üstlenilmesinin sağlanması gerekirken, mahkemece duruşmaya devam edilerek hüküm kurulması, yukarıda açıklanan yasa ve meslek kurallarına aykırıdır.
Yasaya aykırı olan bu hükme yönelik, suça sürüklenen çocuklar müda- fiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 23.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.