YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11133
KARAR NO : 2014/373
KARAR TARİHİ : 14.01.2014
Tebliğname No : 9 – 2012/108508
Mahkemesi : Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 21.02.2012
Numarası : 2011/339 – 2012/53
Suç : Başkasına ait kimlik yada kimlik bilgilerini kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK’nın 268. maddesinde öngörülen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, bunun dışında resmi belgenin düzenlenmesinin gerektiği durumlarda resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine karşı başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin ise TCK’nın 206. maddesine uyan suçu oluşturacağı hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını gerektiren bir suç bulunmayan veya resmi bir belgenin düzenlenmesini de gerektirmeyen hallerde görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişinin eyleminin ise 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40. maddesine aykırılık olarak değerlendirileceği,
Somut olayda; sanığın hakkında yakalama kararı bulunmadığı halde olduğunu düşünerek kaldığı otelin resepsiyon çalışanına A..S..’nın kimlik bilgilerini söyleyerek kayıt yaptırması ve otelde kalması, kolluk görevlilerinin ismi kullanılan kişinin yakalaması olması nedeniyle yakalama kararını yerine getirmek maksadıyla otele geldiklerinde görevlilere, başkasının kimlik yada kimlik bilgilerini vermeyip kendi kimlik bilgilerini beyan etmekten ibaret eyleminin TCK’nın 268/1. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturmadığı gibi, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunulmamış olması nedeniyle TCK’nın 206. maddesindeki suç ile 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40. maddesindeki görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği bildirmeme kabahatinin de oluşmayacağı gözetilmeden sanığın yüklenen suçtan beraati yerine yazılı şekilde TCK’nın 268. maddesi yollamasıyla anılan kanunun 267. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 14.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.