YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14554
KARAR NO : 2014/10722
KARAR TARİHİ : 30.10.2014
Tebliğname No : 9 – 2012/232123
Mahkemesi : Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 26.06.2012
Numarası : 2012/62 – 2012/109
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Koşulları bulunmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
1- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede;
Sanığın TCK’nın 314/3, 220/6. maddelerine uygun biçimde örgüt adına terör örgütünün propagandasını yapma suçunu işlediği dosya kapsamına göre sabit ise de, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra hükmü uyarınca bu maddenin 2. fıkrasında tanımlanan suçu örgüt adına işleyenler hakkında TCK’nın 220. maddesinin altıncı fıkrasında tanımlanan suçtan dolayı ceza verilemeyeceği nazara alınıp, sanığın sabit olduğu kabul edilen fiilin suç olma özelliğini devam ettirdiği de gözetilerek CMK’nın 223/4. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Silahlı terör örgütünün destekçisi olduğunu belli edecek şekilde slogan atma şeklinde işlenen silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçu için gereken saik de nazara alındığında 3713 sayılı Kanunun 7. maddesi 2. fıkrasının 6459 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle örgüt propagandası ile oluşacak tehlikeyi somutlaştırmak amacıyla getirilen unsurun aynı fıkra (b) bendinde düzenlenen suç için öngörülmediği anlaşılmakla,
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
6352 sayılı Kanunun 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.