YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1473
KARAR NO : 2014/14173
KARAR TARİHİ : 05.05.2014
MAHKEMESİ : ÇORLU 2. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/10/2013
NUMARASI : 2013/234-2013/303
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 28/03/2012 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeksizin feshedildiğini, davacının iş sözleşmesine son verilmesinin asıl nedeninin davacının ve arkadaşlarının Petrol İş Sendikası’na üye olmaları olduğunu, davalı işveren temsilcileri tarafından davacıya sendikadan istifa etmesinin, aksi takdirde iş sözleşmesine son verileceğinin söylendiğini, davacı sendika üyeliğinden vazgeçmeyince iş sözleşmesine son verildiğini belirterek, sendikal nedenlerle haksız ve geçersiz olarak yapılan feshin iptali ile davacının işe iadesine, boşta geçen süreler için kıdemi ve görevi dikkate alınarak 8 aydan az olmamak kaydıyla maaş ve diğer haklarının davalıdan tahsiline, işe iade kararına rağmen işe iade edilmediği takdirde kıdemi ve görevi dikkate alınarak 12 aydan az olmamak üzere brüt ücret tutarındaki sendikal tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, pres bölümünde çalışan İ.. A.. ve O.. Ö.. tarafından davacı hakkında 22/03/2012 ve 23/03/2012 tarihlerinde şikayet dilekçesi verildiğini, dilekçelerde davacının diğer işçilerin önünde şikayetçi işçilere “sözünü tutmadın, döneksin, aramızda dönekler var, önce kendin güvenilir olacaksın, sonra başkasından güven bekleyeceksin” şeklinde hakaret ettiğinin ve onları küçük düşürdüğünün belirtildiğini, işyerinde işverenin ve yöneticilerin sendikaya üye olma veya olmama konusunda hiçbir baskı yapmadığını, buna rağmen davacının sendikaya üye olmadı diye çalışanlara hakaret etmesi ve küçük düşürecek söylemlerde bulunması nedeniyle işyeri disiplin kurulunun 23/03/2012 tarih ve 28 sayılı kararıyla iş sözleşmesinin feshine karar verildiğini, bunun üzerine davacının iş sözleşmesinin 29/03/2012 tarihinde kıdemsiz ve ihbarsız olarak feshedildiğini, iş sözleşmesinin hiçbir gerekçe gösterilmeden, sırf sendikaya üye olduğu için feshedildiği iddiasının doğru olmadığını, feshin sendika üyeliği ile ilgisinin bulunmadığını, fesih gerekçesinin davacıya bildirildiğini, işyerinde sendikaya üye olduğu için işçilere baskı yapılmasının sözkonusu olmadığını, aksine sendikaya üye olmayanlara sendika üyeleri tarafından baskı yapıldığını, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tanık beyanlarına dayanılarak, fesih yaptırımının ölçüsüz olduğu ve feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı ve feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedilip edilmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Sendikal tazminat 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin üçüncü fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağı kuralı getirilmiştir. Konuya dair bir başka güvence bahsi geçen maddenin beşinci fıkrasında öngörülmüş, işçilerin sendikaya üye olmaları veya olmamaları sebebiyle iş sözleşmelerinin feshedilemeyeceği, yine yasaya uygun sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılamayacakları ya da farklı uygulamaya tabi tutulamayacakları hükme bağlanmıştır.
İşverenin 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına aykırı davranması halinde, işçinin bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hak kazanacağı hususu da Yasada ifadesini bulmuştur.
2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde 4773 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında, işçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği ya da sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedilmesi halinde, doğrudan sendikal tazminat talep hakkının olmadığı açıklanmış, 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesine dair hükümlerinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir. Fesih dışında kalan sendikal nedene dayanan ayrımcılık hallerinde ise, işçinin doğrudan sendikal tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.
4773 sayılı Yasa ile sözü edilen maddeye eklenen yedinci fıkrada ise, iş güvencesi hükümlerinin uygulaması dışında kalan hallerde ve feshe bağlı tazminat istekleriyle sınırlı olmak üzere ispat yükünün işverene ait olduğu öngörülmüştür. Bu durumda sendikal nedenle fesih iddiasıyla açılan feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davasında ispat yükü, önceden olduğu gibi işçi üzerindedir. Ancak, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan bir işçinin açmış olduğu sendikal tazminat isteklerini içeren bir davada, aksinin ispatı işverene aittir.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda, davacı iş akdinin sendikal nedenlerden dolayı feshedildiğini iddia etmiş ve mahkemece feshin sendikal nedene dayandığı kabul edilmişse de, mahkemece yapılan araştırma yetersizdir.
Öncelikle işyerinde sendikal fesih nedeniyle işe iade davası açan işçilerin işten ayrıldığı dönemlerdeki işçi sayıları, bu işçiler dışında iş sözleşmesi feshedilen başka işçi olup olmadığı bunların sayısı, iş sözleşmesi feshedildikten sonra işçi alınıp alınmadığı, alınmış ise sayıları araştırılıp, tüm bunlarla birlikte değerlendirme yapılarak feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.05.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.