Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/13669 E. 2014/4116 K. 04.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13669
KARAR NO : 2014/4116
KARAR TARİHİ : 04.03.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/03/2011
NUMARASI : 2006/858-2011/84

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/03/2011 tarih ve 2006/858-2011/84 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalılardan N.. D.., N.. Y.. ve A.. Y.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı TMSF vekili Av. C.. K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi.. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların dava dışı B.. A.Ş.’den alınan borç para ile Uzan Grubuna bağlı şirketlerin hisselerini TMSF’ndan mal kaçırmak ve Uzan ailesine nakit fon sağlamak amacıyla muvazaalı şekilde satın aldıklarını, bu nedenle şirketi değersiz yatırımlara yönelterek zarara neden olduklarını, ayrıca yine B.. A.Ş.’den alınan borç paranın grup şirketlerinden olan dava dışı T…A.Ş.’ye aktarıldığını, bu şekilde şirket kaynaklarının yok edildiğini, verilen bu paraların tahsil edilemez olduğunu, ayrıca kasada bulunması gereken 24,43 TL’nin mevcut olmadığını, anılan bedelden de davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, davalıların müvekkili şirketi uğrattıkları zararlara karşılık şimdilik 10.000,00 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, temlik alan TMSF tarafından ıslah ile birlikte dava değeri 11.613.634,78 TL’ye yükseltilmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketi ticari teamüllere uygun ve basiretli bir tacir gibi yönetmesi gereken davalı yönetici ve deneticilerin dava dışı B.. Hidroelektrik A.Ş.’den alınan borç parayı şirketin işletme sermayesi ihtiyacı için kullanmaları gerekirken, büyük bir kısmı Uzan aile fertlerinin ellerinde bulunan mali durumu bozuk ve her hangi bir geliri olmayan dava dışı şirketlere ait hisse senetlerini satın almaları nedeniyle davacı şirketi zarara uğrattıkları, ayrıca kasa defterinde kayıtlı olan 24.43 TL’nin kasada mevcut bulunmadığı, bu zararlardan davalıların sorumlu oldukları, dava dışı Telsim A.Ş.’ye verilen borç para yönünden ise öncelikle bu şirkete başvurulup paranın tahsil edilememesi halinde zarardan sözedilebileceği, bu nedenle bu kalem yönünden davanın erken açıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.823.610.35 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalılardan N.. D.., N.. Y.. ve A.. Y.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, davacı şirketin dava dışı B.A.Ş. ile Kapı Yapı A.Ş.’den aldığı borç paraları dava dışı Telsim A.Ş.’ye borç olarak vermesinin tek başına zarar oluşturmadığı, bu şirket hakkında alacağın tahsili için takip başlatılıp bu takibin semeresiz kalması halinde zarardan sözedilebileceği gerekçesiyle, bu kalem zarar yönünden yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı şirketin ilk kuruluşunda, amaçlarının gerçekleştirilmesi için ortaklarınca ödenen sermayenin, davacı şirketin ticari amaçları doğrultusunda, kendi ticari faaliyetleri için kullanılması gerekirken, ticari teamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranmak suretiyle, alınan borç paranın hiç gereği ve izahı yok iken başka bir şirkete aktarılması, şirket açısından bir zarardır. Üstelik zarar, usulsüz işlem anında gerçekleşmiş olup, zararın gerçekleşmiş sayılması için paranın gönderildiği şirkete başvurulması ve ona karşı tüm yasal yolların tüketilmiş olması gerekmez.
Bu itibarla, mahkemece dava dışı şirkete borç para verilmesi ile zararın gerçekleşmiş olduğu, davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu bulundukları gözetilerek, uyuşmazlığın açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılar N.. D.., N.. Y.. ve A.. Y..’a iadesine, 04.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.