Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/12927 E. 2014/4132 K. 04.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12927
KARAR NO : 2014/4132
KARAR TARİHİ : 04.03.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/06/2012
NUMARASI : 2009/818-2012/793

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/06/2012 tarih ve 2009/818-2012/793 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/02/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Optimal firmasıyla ticari ilişkisinin bulunduğunu, alacağının ödenmesinin taraflar arasında düzenlenen protokole bağlandığını, bu protokolün ihlal edildiğini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 416.025.00 TL’nin tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı Optimal firması hakkındaki davanın takip edilmediği, davalı H.. E..’a husumet düşmeyeceği, diğer davalı hakkındaki davanın sabit olduğu gerekçesiyle, davalı Optimal firması hakkındaki davanın işlemden kaldırılmasına, davalı H.. E.. hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulü ile 416.025.00 TL’nin bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davalılar vekilinin 14.08.2012 havale tarihli temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz isteminin HUMK’nın 432/4. maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, taraflar arasında düzenlenen protokolden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Hüküm, tarafları, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi, bu ilişkideki çekişmeli ve çekişmesiz olan hususları, çekişmeli noktalarda toplanan kanıtları, bu kanıtların değerlendirilmesini, sabit görülen durumları, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
kararı veren yargıcı veya yargıçları, kanun yollarını ve yapılan giderleri gösteren sonuç kararlardır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan HUMK’nın 388. maddesi ile somut olaya uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde hükmün neleri kapsayacağı ve nasıl kaleme alınacağı etraflıca düzenlenmiştir. Anılan düzenlemelerde özellikle tarafların iddia ve savunmalarının özetinin hükümde bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Hükümde iddia ve savunmanın özeti, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ne olduğu, çekişmeli ve çekişmesiz hususların nelerden ibaret bulunduğunu tespitte önemlidir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece tesis edilen gerekçeli kararda davacının iddiasıyla davalının savunmasına yer verilmemiş, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna yönelik açıklamaları iddia ve savunma olarak gösterilmiştir.
Bu durum karşısında, HMK’nın 297. maddesine uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetine yer verilmeksizin gerekçeli karar yazılması doğru görülmemiş, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, alınmadığı anlaşılan 103,50 TL temyiz başvuru harcı ile 28.418,60 TL temyiz ilam harcının davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.