Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1690 E. 2014/2722 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1690
KARAR NO : 2014/2722
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/07/2013
NUMARASI : 2012/225-2013/135

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/07/2013 tarih ve 2012/225-2013/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ” Ü. Ç.” markasının sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin ”Ü. Ç.” ambalaj markası ile iltibas yaratacak şekilde aynı içerikte ve aynı/benzer ambalajda H. ibaresiyle peynirli kraker ve bisküvi ürettiğini, müvekkilinin davaya dayanak tescilli ”Ü. Ç.” ambalaj markasını ve ürününü davalının taklit ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini, davalının kullandığı ürünler ile birlikte bu ürünlerin bulunduğu ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kağıtlar ve faturalar ile sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin ve benzeri vasıtaların hüküm kesinleştiğinde imhasını talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müvekkilinin adresinin Karaman olduğunu, davanın Karaman Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılması gerektiğini davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle öncelikle davanın yetkisizlikten reddini, tecavüz oluşturduğu iddia edilen ürünlerin müvekkilinin tescilli markası olduğunu, tescil tarihinin de davacının dayanak tescillerinden önce olduğunu, tescilli marka kullanımının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların marka hakkına dayanmaları nedeniyle t556 sayılı KHK’nın 63/1. maddesi gereğince yerleşim yerlerinde dava açabilecekleri, davanın yetkili bu mahkemelerden birinde açılmadığı, davacının yanlış yerde dava açması nedeniyle seçimlik hakkın davalıya geçtiği, davalının yetki itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili ve görevli Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri sıfatıyla Karaman Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
556 sayılı KHK’nın 63/1. maddesi uyarınca, marka hakkı sahibinin ikametgahının olduğu, suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkeme, marka hakkına tecavüz eden üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkemedir. Davacı tarafça, davalının ürettiği ürünler üzerinde davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratıldığından bahisle dava açıldığına ve ihlale konu ürünün internet dahil hemen her yerde ve İstanbul ilinin genelinde satıldığı belirtildiğine göre, anılan KHK’nın 63/1. maddesi uyarınca tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemenin de yetkili olacağı gözetilmeksizin, davacının kendi ikametgahında dava açmadığından bahisle yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.