YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15791
KARAR NO : 2014/4592
KARAR TARİHİ : 10.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/03/2013
NUMARASI : 2011/154-2013/75
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen tarih ve 2011/154-2013/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, uluslararası taşımacılık ve lojistik hizmetleri ile iştigal eden müvekkil şirket ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkil şirketin davalı şirket için Türkiye- Portekiz arasında nakliyat işlemlerini gerçekleştirdiğini, bunun üzerine düzenlenen faturalar ve buna ilişkin cari hesaba ait borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için yapılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yabancı şirket olması nedeniyle teminat yatırmak zorunda bulunduğunu, taşımadan kaynaklanan taleplerin 1 yılda zaman aşımına uğradığını, müvekkilin temerrüte düşmediğini, davacı şirketin öncelikle verdiği hizmeti kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin zarar uğradığını ve portföy tazminatına hak kazandığını belirterek, şimdilik 75.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL portföy tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden davacı yanın davalıdan 28.281,36 Euro alacaklı olduğu, birleşen dava yönünden, davacı konumunda olan ve asıl davada davalı olan şirketin defter sunmadığı ve ayrıca dava dışı Galata şirketinin defterlerinin incelenmesinin mümkün olmadığı, birleşen davada davacının davası kanıtlanamadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl davada, davalı zamanaşımı def’inde bulunmuş olup, taraflar arasında da 6762 sayılı TTK’nın 87. maddesi anlamında geçerli bir cari hesap sözleşmesinin varlığı kanıtlanamamıştır. Bu durumda mahkemece, davalının zamanaşımı def’inin ilgili taşıma mevzuatı hükümleri nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile zamanaşımı definin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
3-Birleşen davada davacı, birleşen dava davalısının sözleşmeyi haksız olarak feshedip dava dışı başka bir firma ile sözleşme ilişkisi içerisine girdiğini iddia ederek haksız feshe dayalı tazminat talebinde bulunmuştur. Mülga 6762 sayılı TTK’nın 20/3 maddesinde, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya mukaveleyi fesih yahut ondan rücu maksadıyla yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu belirtilmişse de, birleşen davada davalı vekili, birleşen dosyaya yönelik 22.04.2011 havale tarihli cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak feshe karşı çıkmadığına göre, somut uyuşmazlıkta feshin haklı olup olmadığı değerlendirilip birleşen davadaki taleplerin buna göre karara bağlanması gerekirken, birleşen davanın feshin ispatlanamadığından reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün davalı-birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı – birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.