Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/13041 E. 2014/6937 K. 08.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13041
KARAR NO : 2014/6937
KARAR TARİHİ : 08.04.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/04/2012
NUMARASI : 2009/664-2012/254

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.04.2012 tarih ve 2009/664-2012/254 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.04.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. C.. M.. ile davalılar vekili Av. S.. Ş.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin gıda paketleme makineleri imalat ve satışı yapmakta olan şirketlerden birisi olduğunu, davalı M.. D..’nin muhasebe müdürü, M.. P..’nın arge müdürü, M. A.’ın satış-pazarlama müdürü olarak çalıştıklarını, bu davalıların davacının yabancı müşterisi olan S. Y.A. ile temas kurarak onu da aralarına alıp gizlice davalı gıda paketleme şirketini kurduklarını, bu hususu web sitesinden duyurduklarını, davalıların müvekkilinin müşterileri ile temas kurarak ucuz teklifler verdiklerini, satışlarda bulunduklarını, davalı gerçek kişilerin davacı şirkette görevde bulundukları sırada gizlice rakip şirket kurduklarını, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıların web sayfası kapsamında yürütülen haksız rekabetinin durdurulmasına, haksız rekabetin tespit ve menine, şimdilik 100.000,00 TL’nin tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı şirketin tüm sektörlere yönelik makine tasarım ve imalatı yaptığını, davacının bilgisi dahilinde 29/11/2007 günü kurulduğunu, 25/01/2008 günü ticaret hayatına başladığını, bütün bu gelişmelerden davacının haberinin olduğunu, davacının imal ettiği makinelerden üretilmediğini savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından rekabet memnuiyeti ile ilgili bir sözleşmenin sunulamadığı, her iki şirketin imalat konusu içindeki stick paket dolum makinelerinin pek çok firma tarafından üretildiği, davacının bu makineler üzerinde markası dışında herhangi bir sınai hakkı bulunmadığı, davalıların aynı tür makineleri üretip kendi markaları ile piyasaya sunmalarının haksız rekabet eylemini oluşturmadığı, davalı şirketin 14/09/2007 tarihinde kurulduğu, haksız rekabetin men’i davalarının TTK’nın 62. maddesi uyarınca bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle bu sürenin de geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalıların haksız rekabetinin tespiti ve men’i, maddi tazminatın tahsili ve hükmün ilanı istemine ilişkin olup,davalılardan M.. D..’nin muhasebe, M.. P..’nın arge, M. A.’ın pazarlama müdürü olarak davacı şirkette çalıştıkları sırada davacının müşterisi olduğu anlaşılan davalı S. Y.A. ile birlikte davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurdukları, bu durumun gerek SSK gerekse ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Davalılardan M.. D.., M.. P.. ve M. A.’ın davacı şirketle arasında hizmet ilişkisi olup, dava konusu iddia edilen eylemlerin bir kısmının bu ilişkinin devamı sırasında işlendiği anılan davalıların davacı ile aralarındaki hizmet sözleşmesini ihlal ettiği, sadakat yükümlülüğüne uymadığı, gizlice davalı şirketi kurdukları ileri sürülmektedir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesi görevlidir. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmak zorundadır. Her ne kadar davalı S. Y. A. ile davacı şirket arasında hizmet ilişkisi bulunmamakta ise de bu davalının, dava dilekçesinde bildirilen eylemleri işçi olan anılan davalılarla birlikte işlediklerinin ileri sürülmesi, tüm davalılar aleyhine açılan davalar arasında bağlantı bulunması, usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde doğru sonuca ulaşma bakımından kanıtların bir bütün olarak incelenmesinde yarar olduğu ve iş mahkemesinin ihtisas mahkemesi niteliğinde bulunduğu dikkate alınıp, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılarak tüm davalılar hakkında açılmış davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre,davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.