YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/209
KARAR NO : 2014/8256
KARAR TARİHİ : 02.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/07/2013
NUMARASI : 2013/444-2013/254
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/07/2013 tarih ve 2013/444-2013/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin 03/05/2006 tarihinde imzaladıkları sözleşmeye istinaden 2011 yılına kadar müvekkilinin davalının acenteliğini yaptığını, davalının hiç bir neden göstermeden sözleşmeyi feshettiğini, fesih ile birlikte müvekkilinin maddi kayıplara uğradığını, 3.000,00TL asgari miktar olmak üzere, toplanacak deliller neticesinde belirlenecek tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hak düşümü süresinden sonra denkleştirme talep edilemeyeceğini, haksız ve mesnetsiz davanın hak düşümü süresi geçtiğinden ve esastan reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, ihtarnamenin 17.11.2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiği TTK.’nın 122/4 kapsamına göre davacının en geç 17.11.2012 tarihine kadar dava açması gerektiği halde, davanın 03.12.2012 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, 1 yıllık yasal süreden sonra açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 23/16. maddesi gereğince denkleştirme (portföy) tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasında; Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü sürelerin eski hukuka tâbi olacağı belirtilmiştir. Buna göre, somut olaya eski hukukun uygulanması gerekmekte olup, acentelik sözleşmesinden doğan taleplerin 6762 sayılı TTK’ya göre beş yılık zamanaşımı süresine tabi olduğu gözetilerek, bir karar verilmesi gerekirken, ihtarnamenin 17.11.2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, TTK’nın 122/4 kapsamına göre davacının en geç 17.11.2012 tarihine kadar dava açması gerektiği, davanın 03.12.2012 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, 1 yıllık yasal süreden sonra açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıdaki bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.