Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1344 E. 2014/8498 K. 05.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1344
KARAR NO : 2014/8498
KARAR TARİHİ : 05.05.2014

MAHKEMESİ : GEDİZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/11/2013
NUMARASI : 2012/32-2013/609

Taraflar arasında görülen davada Gediz Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/11/2013 tarih ve 2012/32-2013/609 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait olup davalı tarafından sigortalanan iki adet hayvanın tohumlama işlemlerinde başarıya ulaşılamayınca resmi veteriner onayı ile kesildiklerini, sigorta bedellerinin ödenmesi için yaptıkları başvurunun davalı tarafından hastalığın poliçe başlangıcından önce var olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, oysa hayvanların hayat hikayelerinde kalıtsal bir hastalıklarının bulunmadığını ve sigortalanmalarından önce doğum yaptıklarını, sigorta bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının dahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait hayvanların kısır olduğunun tespit edildiğini, infertilite probleminin poliçe tarihinden önce var olduğunu, risk incelemesi sırasında sigortalıya 2 defa tohumlandığı halde gebe kalmayan hayvan olup olmadığının sorulması üzerine “hayır” cevabının alındığını, bu nedenle poliçe genel şartları uyarınca hasarın teminat içinde kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itirazın yerinde görülmediği, davalının veteriner muayenesinden geçirmesinin ardından dava konusu hayvanları sigortaladığı, yine davacının söz konusu ineklerin kulak numaralarını davalı şirkete verdiği, davalının kulak numaralarından soy kütüklerine ulaşıp dava konusu ineklerin kaç defa tohumlamaya tabi tutulduğunu görebileceği, tüm bu düzenleme ve somut olayda yer alan uygulama şekline göre davacının akit öncesi iyi niyetli beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği sonucuna varılamayacağı, rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispatının sigortacıya ait olduğu, tıbbi yönden talep konusu hayvanların poliçe başlangıç tarihinden önce meydana geldiği tespit edilen hastalıklar ve kalıtsal anomalilere bağlı mecburi kesimden bahsedilemeyeceği, dolayısıyla bu hallerin mevcudiyeti sonucu zararın teminat dışı kaldığı sonucuna varılamadığı, müşterek sigorta ve sovtaj bedeli düşüldükten sonra davalının 4.800,00 TL sigorta bedelinden sorumlu olacağı gerekçesiyle davalının Gediz 1. İcra Müdürlüğü’nün yetkisine yaptığı itirazın iptaline, takibin 4.800,00 TL asıl alacak ve 141,00 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 4.941,00 TL üzerinden olmak üzere devamına, fazla talebin reddine, icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, Devlet Destekli Çiftlik Hayvanları Sigortaları Poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde T.C Ziraat Bankası Gediz Şubesi “Dain-Mürtehin” olarak gösterilmiştir. Bu durumda T.C Ziraat Bankası Gediz Şubesi’nin rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
Buna göre mahkemece, asıl dava ve talep hakkına sahip dava dışı T.C Ziraat Bankası Gediz Şubesi’nden alınmış, açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usuli eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek anılan poliçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.