YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16697
KARAR NO : 2014/5330
KARAR TARİHİ : 19.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2011/396-2013/239
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/05/2013 tarih ve 2011/396-2013/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sigortalanan Türkiye’den Almanya ve Hollanda’ya taşınmak üzere davalılar tarafından teslim alınan giyim emtiasının davalı Z.. Ç..’in kullandığı araç ile taşınması sırasında bir kısmının hasarlandığını, taşıyıcının davalı Nak. Ltd. Şti. olduğunu, hasar bedeli 4.872,00 Euro (karşılığı 7.825,00 TL)’nin 16/03/2006 tarihinde sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek banka reeskont faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı İş Finansal Kiralama A.Ş. ile ilgili davayı atiye terk etmiştir.
Davalı ..Uluslararası Taş. Ltd. Şti. vekili; aracın Bulgaristan’da yollarının uluslararası standartlara uygun olmaması nedeniyle yolun sağ tarafına yan yattığını ve emtianın bir kısmının hasarlandığını, kazada sürücünün kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Z.. Ç..; kullandığı aracın hamulenin hatalı yüklenmesi nedeniyle Bulgaristan çıkışında devrildiğini, yükleme yapılırken sigorta ettiren-gönderici As-Av Tekstil şirketi yetkililerini uyardığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacı tarafın oluşan zararı tayine elverişli şekilde, hasar gören malları ayrı ayrı parça adedine göre tanımlamadığı, ürünlerin cins ve niteliklerinin belirlenemediği, davacı tarafından sunulan 5 adet yansıtma faturası üzerinden davalıların sorumluluğunun belirlenemeyeceği, davacının gerçek zarar miktarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR’ye tabi taşıma sonucu hasarlanan mal bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından ödenmesinden sonra davalı taşıyıcılar aleyhine açılan rücu davasıdır.
Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından sadece yurtdışındaki alıcının düzenlediği yansıtma faturalarının ibraz edildiği, ibraz edilen bu faturalara dayalı olarak CMR’nin 23. maddesi gereğince gerçek zarar
miktarının belirlenemeyeceği ve dosya içinde gerçek zarar miktarını belirlemeye elverişle belge ve bilgi bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece bu rapora dayalı olarak zarar miktarının belirlenemediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 42-43. maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’n 50-51. maddeleri gereğince zararı ispat etmek davacıya düşer ise de zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanı ve mutazarrırın aldığı tedbirleri nazara alınarak zarar miktarını adalete tevfikan tayin eder. Bu durumda mahkemece, dosya içindeki mevcut deliller, iddia ve savunma gözönüne alındığında taşıma esnasında bir kısım malların hasar gördüğü ve davalı taşıyıcılaran malı hasarsız, tam ve sağlam olarak teslim aldıkları anlaşılmakla kazanın meydana geliş şekli, kaza esnasında araçta bulunan malların miktarı, kazadan sonra ikinci taşıyıcı tarafından düzenlenen uluslararası nakliyat notları ve diğer deliller gözetilerek mahkemece adalete uygun bir tazminata hükmetmek gerekirken zarar miktarının belirlenemediği gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.3.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.