YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2100
KARAR NO : 2014/8582
KARAR TARİHİ : 06.05.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/03/2013
NUMARASI : 2011/381-2013/51
Taraflar arasında görülen davada Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/03/2013 tarih ve 2011/381-2013/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirket aracılığıyla yaptığı “Ünikent + Şekil” marka başvurusu sonrasında, marka hak sahipleri tarafından müvekkiline ihtarname göndedildiği ve TPE nezdinde tescil başvurusuna itirazlar yapıldığını, marka vekili olan davalının bu markanın tescil edilmiş olduğu bilgisini vermediğini, sadakat ve özen borcunu yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle TPE nezdinde başvuruya ilişkin işlem dosyasının sonuçlanmadığı, dava tarihi itibariyle davacının gerçekleşmiş bir zararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, marka vekilinin vekalet görevinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
556 Sayılı KHK’nın 71. maddesinde bu KHK’da öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemesi olduğu düzenlenmiştir. Yine aynı KHK’nın 81. maddesinde ise, Türk Patent Enstitüsü’nde marka işlemleri hususunda işlem yapabilecek kişilere dair düzenleme yapılmıştır. Öte yandan 5000 Sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinde patent ve marka vekillerinin bu kanun ve diğer sınai haklarla ilgili konularda, ilgili kişileri Enstitü nezdinde temsil edeceği, danışmanlık yapacağı ve sınai hakların korunması için Enstitü nezdinde gerekli girişimlerde bulunup işlemleri yürütecekleri, vekillerin, Enstitü nezdinde ilgili kişilerin haklarının tesisi, korunması ve bunlarla ilgili olarak idare ile her türlü ilişkilerin temini, tesisi ve yürütülmesi ile yükümlü oldukları, vekiller hakkında Borçlar Kanunu’nun vekalet ile ilgili hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.Somut uyuşmazlıkta davalı vekilin sorumluluklarının doğup doğmadığı anılan kanun, kararname ve bu kararname uyarınca çıkarılan yönetmelik hükümlerinin uygulanmasını gerektireceğinden uyuşmazlığa ihtisas mahkemesi olan fikri ve sınai haklar davalarına bakmakla görevli mahkemede bakılması gerekir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir ve taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu itibarla, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken, davanın esastan incelenerek karara bağlanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.