YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1221
KARAR NO : 2014/3377
KARAR TARİHİ : 24.02.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/01/2013
NUMARASI : 2012/69-2013/26
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.01.2013 tarih ve 2012/69-2013/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bir alacağı nedeni ile dava dışı M. G. ve A. S.’ten tanzim edeni K.. H.. ve bedeli 30.000,00 TL olan çeki aldığını, davalının çeki değiştirerek yenisini vermek suretiyle borcu birkaç ay ertelemek istediğini, müvekkilinin de çeki yenisi ile değiştirmek üzere davalıya verdiğini, davalının bu çeki yırttığını ve yerine de yenisini vermediğini ileri sürerek, 30.000,00 TL alacağın suç tarihi olan 27.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet, yetki, işbölümü itirazında bulunarak, davanın TTK 644. maddede öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK 644. maddesi gereği sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğu, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davanın 6762 sayılı TTK’nın 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme davası olarak nitelendirilmesi ve zamanaşımı nedeniyle reddi için öncelikle zamanaşımına uğramış mevcut bir çek bedelinin dava konusu edilmiş olması gerekmektedir. Dava konusu çekin ise, davalı tarafından başka bir çek verileceği gerekçesiyle yırtılıp iptal edildiğine ve bu konuda ceza yargılaması mevcut olup davalının mahkumiyetine karar verildiğine göre, ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve davanın niteliğinin buna göre değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.