Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/691 E. 2014/8636 K. 07.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/691
KARAR NO : 2014/8636
KARAR TARİHİ : 07.05.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2013
NUMARASI : 2013/24-2013/1210

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/10/2013 tarih ve 2013/24-2013/1210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2.000 TL’yi repo faiz getirisi için davalı bankanın Keçiören Şubesi’ne 2001 yılı Temmuz ayı içinde yatırdığını, parayı çekmek için 08.12.2005 tarihinde bankaya müracaatında kendisine paranın çekildiğinin beyan edildiğini, banka yönetiminin kendi içinde yapmış olduğu teftişte paranın çekildiği dönemde hesap sorumlusunun çalışan A.. A.. olduğunu belirterek bu kişi hakkında soruşturma açtığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinde dekontlarda bu kişinin ve müvekkilinin imzasının olmadığının tespit edilerek A.. A.. hakkında takipsizlik kararı verildiğini, takipsizlik kararına karşı Sincan Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz edildiğini, paranın gözetim ve sorumluluğunun ait olduğu banka şubesinde hukuka aykırı fiil nedeniyle müvekkilin mağdur edilmesinin haksız olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000 TL ‘nin davalı bankaya yatırıldığı 2001 yılı Temmuz ayından itibaren bankanın uygulamış olduğu en yüksek repo faiz oranı uygulanarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 04.08.2003 tarihinde müvekkili bankanın K.Ören Şubesi’ne başvurarak 66804 nolu vadesiz hesaba 2.000 TL yatırarak otomatik repoya bağlattığını, bir sene boyunca hiçbir tahsilat veya tediye işleminin olmadığını ve yalnızca otomatik repo işlemlerinin yapıldığı hesaptan 18.08.2004 tarihinde 2.352,55 TL çekildiğini ve hesabın kapatıldığını, hesap kapama işlemini gerçekleştiren gişe yetkilisi A.. A.. tarafından kimlik belgesi fotokopisi, hesap cüzdanı ve dekont üzerine müşteri imzası alınarak tediye işleminin gerçekleştirildiğini, davacının, hesabın İ.. U..-G.. A.. adına açılmış ortak hesap olduğunu ve münferit işlem yapma talimatının bulunduğunu, hesap cüzdanının çaldırmış olması nedeniyle şubede ne kadar parasının olduğunu göremediğini ifade ettiğini, şubede yapılan incelemede şikayet konusu hesabın 2002 yılında değil 2003 yılında açıldığının, Günsel Aksoy’la ilgili herhangi bir talimatın bulunmadığının tespit edildiğini, davacının dilekçesinde hesap açtırdığı tarihleri yanlış beyan ettiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankada bulunan hesabındaki meblağın davacının bilgisi dışında çekilerek hesabının kapatılması işleminden, davalının bir güven kurumu olması ve hafif kusurlarından dahi sorumlu bulunması nedeniyle sorumluluğunun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 2.000,00 TL’nin 04/08/2003 tarihinden paranın çekildiği ve sözleşmesel ilişkinin sona erdiğinin öğrenildiği 18/10/2005 tarihine kadar bankaca uygulanan repo faiz oranı, 18/10/2005 tarihinden itibaren de işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, bankada bulunan paranın usulsüz ödenmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece;davacıya ait mevduat hesabında bulunan paranın davalı tarafından kime ödendiğinin belli olmadığı,davacıya ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak;davalı banka tarafından ödeme yapılırken ödeme yapılan kişiden davacıya ait nüfus cüzdanı ile hesap cüzdanı fotokopisi alınarak ödeme dekontuna eklenmiş olup, davacının da bu olaydan evvel çantasını kaybettiğini bildirmiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, davacının bu belgeleri iyi muhafaza edememesi ve ayrıca kaybolduğunda davalı bankayı da bilgilendirmemesi nedeniyle müterafik kusuru olduğu kabul edilerek tarafların kusur oranı konusunda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açılanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.