YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12242
KARAR NO : 2014/18774
KARAR TARİHİ : 02.12.2014
MAHKEMESİ : KUMLUCA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/03/2014
NUMARASI : 2012/646-2014/187
Taraflar arasında görülen davada Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/03/2014 tarih ve 2012/646-2014/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline olan borcuna karşılık dava dışı kişinin keşideci olduğu 6.300,00 TL bedelli hamiline çeki verdiğini, çek bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 6.300,00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da çekin kambiyo vasfını taşımadığını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, çekte tahrifat olması nedeniyle çek vasfını yitirdiği gerekçesiyle başlatılan takibin iptaline karar verildiği, ancak çek altındaki imza keşide eden tarafça inkar edilmediğinden kambiyo vasfını yitirmiş olsa dahi belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, davacı tarafın davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar veriliştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çekten kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu çekin kambiyo vasfını yitirmesi nedeniyle yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunduğundan tanık beyanları ile davanın ispat edilebileceği yönündeki mahkeme kanaati doğru ise de, mahkemenin davacının tanık beyanları ile davayı ispat edemediği gerekçesi yerinde değildir. Zira, davacı taraf, davalıya yapılan zirai ilaç satışı nedeniyle dava konusu çeki ciro yoluyla davalıdan aldığını ileri sürmüş, davacı tanığı M.. K.. da davalının davacıdan ilaç satın aldığını, davalının davacıya çek verdiğini beyan etmiş olmakla, tanık beyanı ile davacı taraf, davalı ile olan ilaç alım satım ilişkisini kanıtladığına göre davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.