YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16678
KARAR NO : 2014/17374
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/06/2013
NUMARASI : 2013/110-2013/175
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/06/2013 tarih ve 2013/110-2013/175 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/11/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. G. Ö..ile davalı vekili Av. Z. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından taşıma rizikolarına karşı teminat altına alınan emtianın deniz ve karayolu ile taşımasının davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın sigortalıya tesliminde eksik olduğunun belirlendiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 83.735,51 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “dava konusu taşımaya ilişkin olarak davalı tarafından iki adet navlun faturası düzenlendiği dikkate alındığında, davalı şirketin taşıyan olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca, malın gümrükten alınması sırasında gümrük memurları tarafından emtianın bir kısmının hasarlı teslim edilmiş olduğunun tutanak altına alınması nedeniyle, davacı tarafından ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği ve davalı taşıyanın TTK’nın 1061. maddesi gereğince oluşan zarardan sorumlu olduğu” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulü ile 80.514,91 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, nakliyat sigorta sözleşmesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamı öncesinde mahkemece davalının acente olduğu, taşıyan olmadığı ve acenteye doğrudan dava açılamayacağından husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ve Dairemizce davalının düzenlemiş olduğu iki adet navlun faturasına göre davalının taşıyan olduğu, acente olmadığı, bu nedenle 6762 sayılı TTK’nın 1061. maddesi hükmüne göre taşıyan sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu belirtilmiş ise de, bozma ilamında TTK’nın 1061. maddesi kapsamında taşıyanın genel olarak sorumluluğundan bahsedilmiş olup, davaya konu emtianın eksikliğinden kaynaklı zarardan sorumlu olduğu anlamına gelmez. Somut olayda, davalı tarafından taşıması yapılan kapalı ve mühürlü konteynerın mühürlerinde herhangi bir bozulma olmaksızın sağlam olarak alıcısına teslim edildiği, ancak konteyner açıldığında içindeki emtianın eksik olduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Bu durumda, mahkemece, gönderici tarafından konteynere konularak mühürlenen emtianın mühürleri sağlam olarak alıcısına teslim edilmesine rağmen emtiadaki eksiklikten davalı taşıyıcının sorumlu olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, mahkemece, eksik olduğu kabul edilen emtia için herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın taraflar açısından bağlayıcı olmayan ekspertiz raporundaki değer esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/11/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dairemizin 13.12.2012 tarihli bozma ilamında, davalı şirketin taşıyan olduğunun kabulü gerektiği, TTK’nın 1066/2. maddesi uyarınca mahkeme yahut yetkili makam veya bu husus için resmen tayin edilmiş eksperler tarafından hasarın saptanması halinde ihbara lüzum kalmayacağı, malın gümrükten alınması sırasında gümrük memurları tarafından emtianın bir kısmının hasarlı teslim edilmiş olduğunun tutanak altına alındığı, bu nedenle davacı tarafından hasar ihbarının gerçekleştirilmiş olduğu ve özellikle davalı taşıyanın TTK’nın 1061. maddesi uyarınca oluşan zarardan sorumlu olduğu açıkça belirtilmiştir.
Dairemizin söz konusu bozma ilamına mahkemece uyulması ile davacı lehine ilamda belirtilen çerçevede usuli müktesep hak doğmakta olup maddi bir hatadan kaynaklanmadığı sürece oluşan söz konusu müktesep hak, tarafları olduğu kadar mahkemeyi ve Yargıtay’ı da bağlar niteliktedir. Bu durumda bozma ilamına uyan mahkemece yapılacak iş, ödenmesi gereken tazminat miktarını belirlemekten ibaret olup, mahkemece de bu yolda yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmamakta olup, Dairemiz çoğunluğunun bozma ilamının genel çerçevede bir bozma niteliğinde bulunduğuna yönelik görüşüne katılmak mümkün değildir. Yerel mahkeme kararının onanması düşüncesindeyiz.