YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13494
KARAR NO : 2014/17294
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
MAHKEMESİ : DİDİM (YENİHİSAR) 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2012
NUMARASI : 2012/96-2012/101
Taraflar arasında görülen davada Didim (Yenihisar) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/10/2012 tarih ve 2012/96-2012/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkililinin dava dışı firmanın davalıdan aldığı ticari krediye ilişkin olarak bu firma lehine kefil olduğunu, borçlu firmanın ortağının şirket borcuna karşılık gayrımenkulüne ipotek tesis ettiğini, asıl borçlu firmanın iflas etmesi üzerine, davalı bankanın alacak miktarı olan 49.867,00 TL’yi müvekkilinden icra takibi yapmadan tahsil ettiğini, müvekkili ile davalı banka arasında bu alacak ile bu alacağın güvencesini oluşturan teminatların müvekkiline devrine ilişkin temlikname düzenlendiğini, temliknamenin tapu kaydına tescil edilememesi ve davalı bankanın gayrımenkul üzerindeki ipoteğini kaldırması nedeniyle, müvekkilinin alacağını tahsil imkanının kalmadığını ileri sürerek, 49.867,00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, temlik işlemini müteakip müvekkilinin 23.07.2009 tarihinde Tapu Sicil Müdürlüğü’ne temlik işlemini bildirdiğini, davacı ve vekilinin ipoteğin fekki için müvekkili banka şubesinden yazı talep etmeleri nedeniyle fek yazısının bu talebe istinaden verildiğini, müvekkilinin temliki bildirmesi nedeniyle fek talep etmeye zaten yetkisi bulunmadığını bu durumun Tapu Sicil Müdürlüğü’nce gözetmesi gerektiğini, davacı genel haciz yoluyla değil ipoteğin paraya çevrilmesi yoluya takibe geçseydi tapuya şerh düşüleceğinden fekki önleyebileceğini, yapılan işlemlerde davacı ve Tapu Sicil Müdürlüğü’nün kusurlu olduğunu, taşınmazda halen mülkiyet değişikliği bulunmadığını, ipoteğin tesisi ile kayıtların eski hale getirilmesinin mümkün olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yolsuz ipotek terkin işleminde kendi kusuru sebebiyle tamamen davalı bankanın sorumlu bulunduğu, davacının davalıya ödediği temliknamede yazılı olan alacağı tüm masraflar ve faizi ile birlikte davalı bankadan isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 49.867,00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dairemizin geri çevirme kararına istinaden davalı vekilinin temyiz harç eksikliğini tamamlanması için mahkemece davalı vekili Av. G. Y.. adına muhtıra çıkartılmış ve muhtıra tebliğine rağmen harç eksikliği tamamlanmadığı gerekçesiyle 20.02.2014 tarihli ek karar ile davalının temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, Av. G. Y..’ın muhtıra tebliğinden önce vekillik görevinin sona erdiği dosyadaki süreli vekaletnameden anlaşılmakla, mahkemenin 20.02.2014 tarihli temyiz isteminin süreden reddine ilişkin ek kararı yok hükmünde olup, ek karardan sonra asile yapılan muhtıra tebliğine istinaden harç eksikliği tamamlandığından ek kararın kaldırılarak, asıl kararın temyiz incelemesine geçilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, borcu ödeyen kefilin borcun teminatı olan ipoteği davacıya devretmeyip ipoteği kaldırması nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Dosya içindeki belgelerin incelenmesinde davacının dava dışı asıl borçlu… Tur Gıd. Paz. San. Tic. Ltd. Şti’nin yanı sıra ipotek veren M. G.. aleyhine 2008/2323 E sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlattığı, ilamsız takibin her iki borçlu yönünden de kesinleşmesi üzerine davalı banka tarafından ipotek konulan taşınmazın borçlusu M. G..’ye ait olan ipotekli taşınmaz üzerine haciz konulduğu anlaşılmıştır. İpotek borçlusu ve aynı zamanda davacının başlattığı takibin borçlusu olan kişiye ait gayrımenkule haciz konulduğuna göre, davacının zararının ne suretle oluştuğu mahkemece tartışılmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının aynı takip dosyasında dava konusu ipotekli taşınmaz dışında başka bir gayrımenkulün satışı nedeniyle 52.500 TL tahsil ettiği de gözden kaçırılarak ve yine davacının uğradığı gerçek zarar hesaplanıp tespit edilmeyerek temlik belgesinde yazılı olan meblağın tamamı için davanın kabulüne karar verilmesi de yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin davalının temyiz isteminin reddine ilişkin 20.02.2014 tarih 2012/96E-2012/102K sayılı ek kararının kaldırılmasına; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.