YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10774
KARAR NO : 2014/17302
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
MAHKEMESİ : DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/01/2013
NUMARASI : 2012/45-2013/24
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/01/2013 tarih ve 2012/45-2013/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın Denizli Şubesi ile davalı şirket arasında Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereğince davalı şirketin çek karnesi kredisi kullandığını, müvekkili bankanın toplam 34 adet çek yaprağı nedeniyle 18.530,00 TL gayri nakdi riski bulunduğunu ileri sürerek, 18.530,00 TL’nin müvekkili bankanın Denizli Şubesi nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilerek davalıdan tahsiline, dava esnasında bankaca sorumlu olunan bedelin ilgililere ödenmesi halinde ödenen bedellerin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi’nin 19. maddesine göre bankanın hesap sahibinin hesabına çek bedeli kadar bloke koyabileceği, bunun dışında iade edilmeyen çeklerin karşılıksız çıkma ihtimaline dayanarak ödemek zorunda kalacağını iddia ettiği sorumluluk tutarının depo edilmesini talep hakkının bulunmadığı, banka ile çek hesabı sahibi arasında bu hususta imzalanmış bir sözleşme veya çek hesabı sahibinin imzalı taahhüdünün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, muhatap bankanın çekten kaynaklanan sorumluluk miktarının depo edilmesi, bankanın sorumlu olduğu miktarın ödenmesi halinde ise bu bedellerin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak taraflar arasındaki Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi’nin 19. maddesi “…Bankanın ödemek zorunda kalacağı miktarı Banka dilerse geçici hesaba almaya, bloke etmeye yetkili olacaktır.” şeklinde 164. maddesi “Hesap sahibi/sahipleri Bankaya karşı doğacak borçlarının güvencesi olarak, Bankaca istendiğinde her türlü şahsi, ayni ve nakdi teminatı vermeyi kabul eder.” şeklinde düzenlemeler içermekte olup, muhatap bankanın henüz ibraz edilmemiş çeklerle ilgili sorumlu olduğu miktarların çek hesap sahibinden depo edilmesini isteme hakkı bulunduğu gözetilmeksizin, mahkemece sözleşmenin 19. maddesi yanlış değerlendirilerek, sözleşmede bankanın depo etme yetkisi ve çek hesabı sahibinin bu konuda imzalı taahhüdü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece çeklerin iade edilip edilmediği çekler nedeniyle
bankanın sorumlu olduğu miktarı ödeyip ödemediği üzerinde durularak depo kararı veya tahsil kararı verilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.