Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/18348 E. 2014/18843 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18348
KARAR NO : 2014/18843
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/07/2013
NUMARASI : 2009/8-2013/128

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/07/2013 tarih ve 2009/8-2013/128 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.12.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Alman kahve firması Dallmayr’ın distribütörü olan davalı ile 28.12.2007 tarihinde “Mağaza Lisans ve İşleticilik Ön Sözleşmesi” ve 15.01.2008 tarihinde “İşletme Sistemi Franchise” sözleşmeleri kapsamında “Dallmayr Cafe Prodomo” unvanlı kafenin franchising olarak işletilmesi konusunda anlaşmaya vardıklarını, bu kapsamda müvekkilinin dava dışı şirketle kira sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye göre tüm dekorasyonun davalı tarafından yapılacağının, işletmenin 01.03.2008 tarihinde açılmasının kararlaştırıldığını, davalının edimlerini yerine getirmemesi ve dekorasyonla ilgili yükümlülüklerini tam ifa etmemesi nedeniyle açılışın iki defa ertelendiğini, dava dışı işletmeci ile yapılan sözleşmeden kaynaklı olarak eksik şekilde işletmenin 13.03.2008 tarihinde açıldığını, buna rağmen sözleşmedeki ürün yelpazesine dahil ürünleri temin etmediğini, temin etmesi yönünde kuruluş tayin etmediğini, esas olarak verilmesi gereken personel eğitimini vermediğini, fiilen açık ancak işletilemeyen bir bir işletme haline geldiğini, sözleşme koşulları nedeniyle müvekkilinin bu eksiklikleri başka şekilde gideremediğini, ihtarname ile süre verilerek eksikliklerin giderilmesinin istendiğini, tamamlanmaması sonrasında tekrar ihtar çekilerek sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davalı tarafından da fesih ihbarında bulunulduğunu, davalıya teslim ettiği tüm ürünlerin hasarsız iade edildiğini, müvekkilinin dava dışı şirketle yaptığı kira sözleşmesinin feshedilmek zorunda kalındığını, davalının haksız olduğunu ileri sürerek, sözleşme kapsamında ödenen toplam 147.000,00 Euro’nun bir yıllık Euro faiziyle, ödenmek zorunda kalınan kira bedeli 49.489,00 USD’nin bir yıllık mevduat faiziyle, işletme merkezine ödenen 7.006,86 TL yönetim giderinin, 1.263,00 YTL elektrik giderinin, 2.000 TL personel giderinin, başka firmayla sözleşme yapmak fırsatını kaçırması nedeniyle 10.000 TL’nin ve mesleki itibar kaybı nedeniyle 15.000 TL manevi zararın fesih tarihi olan 15.04.2008 gününden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müvekkilinin ürün temin etme ve personel eğitme yükümlülüğü bulunduğunu, bu edimleri de yerine getirdiğini, başka taahhütleri olmadığını, davacının kira sözleşmesiyle ilgili sorunlarının müvekkilini bağlamayacağını, sözleşmeyi haksız feshettiğini, müvekkilinin alacağı bononun davacı yetkilisi tarafından zorla imha edildiğini, sigara içme yasağından dolayı işlerinin az olacağı düşüncesiyle sözleşmeyi haksız feshettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşmelerin geçerli olduğu, ancak davalının sözleşmeye konu markalar üzerinde franchise verme hakkının olmadığı, bu nedenle edimlerini ifa etmediği, davacının sözleşmeyi feshetmede haklı olduğu, bu sözleşme ile yaptığı giderler ile bu nedenle piyasadan kaçırmış olduğu fırsatlar nedeniyle mahrum kaldığı kar ve ticari itibarının sarsılması nedeniyle manevi zararını tahsil edebileceği, toplam maddi kaybının belirlendiği, manevi zarar tutarının yerinde görüldüğü gerekçesiyle 502.390,59 TL ile 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı hüküm altına alınmasını istediği alacaklarının tahsil tarihine kadar temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini istemesine rağmen bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece, dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağı da hesaplattırılark yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacının dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağını belirterek ve harcını yatırarak bu yönde bir talebi olmadığı halde, yazılı şekilde talep aşılarak hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.